Yerel seçimlerde dikkat çeken unsurlar

Yüksek Seçim Kurulu kesin aday listesini 2 Mart’ta açıkladı. Bu tarihten sonraki iki gün dışında olağanüstü gelişmeler yaşanabilir.

Çünkü 4 Mart tarihi Mahalli İdareler Genel Seçimleri için önemli bir tarihtir. Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklamış olduğu takvime göre bu tarihten itibaren adaylar hakkında bir olumsuzluk tespit edilmesi durumunda başka bir kişinin aday gösterilmesi imkânsız. 

Kaset siyasetinin prim yaptığı şu günlerde mart ayının çok da rahat geçmeyeceğini söylemek yanlış olmasa gerek. Geçmişte belediye başkanlarından da kaset kurbanı olanlar vardı. Hele bu dönemde ‘paraleliyle’ ‘meridyeniyle’ ‘enlemiyle’ ‘boylamıyla’ bir karmaşa içerisinde siyaset yapılıyor.

Herkes birbirinin açığını arıyor, birbirinin mahremine uzanıyor. Süreç o kadar kötü bir zeminde ilerliyor ki “para” karşılığında yazılamayacak olanlar rahatlıkla yazılıyor, telaffuz edilemeyecek olanlar rahatlıkla söyleniyor.

Toplum neye itibar ediyor?

Yerel seçimlerde toplumun itibar ettiği hususların başında dürüstlük geliyor, ardından çalışkanlık, üretkenlik. Ankara’ya baktığımız zaman AK Partili adaylarla diğer adaylar arasındaki yarışlar daha çok yapılan hizmete göre sürüyor. Şüphesiz her parti kendi adayını belirlerken toplumun itibar ettiği isimlere ağırlık vermiştir. Vizyon sahibi, toplumda karşılığı olan, dürüst ve samimi isimler hangi partiden olursa olsun sürekli kazanır.

Ankara’da ikinci ve üçüncü dönem için aday olan belediye başkanları bence biraz daha şanslılar. Çünkü yaptıkları hizmetler, kendileri hakkında en iyi referanstır. Bu anlamda Altındağ, Pursaklar, Gölbaşı her geçen gün yıldızı parlayan ilçelerin başında geliyor. Kimisi turizm açısından, kimisi geçirdiği değişimle isminden çokça söz ettiriyor.

Belediye başkanlarının gayreti ve hizmeti bu ilçeleri hızlı bir değişime kavuşturdu. Artık bu ilçelerde sürekli değişim gerekiyor. Belki 5 yıl sonra gelecek olan belediye başkan adaylarının çok daha büyük projeler ortaya koymaları gerekecek. Değişen ve gelişen ilçelerde günü kurtarmak adına hizmet yapmanın imkânı ve zemini olmayacaktır.

Bu işte de belediye başkanının oluşturduğu kadrolara çok iş düşüyor. En başta da meclis üyesi adaylarına. Belediyelerde meclis üyesi aday listesine girmek, meclis adayı olmak çok kolay değil. O nedenle çalışkan isimleri meclis üyesi adayı yapmak yerine eğer “tepeden inme” isimlerle yola çıkarsanız hedeflediğiniz başarıya ulaşamazsınız.

Bir de meclis üyesi olabilmek için çalışıyor görünüp de seçimlerin kazanılmasının ardında rehavete kapılanlar belediye başkanlarına en büyük zararı verenlerdir. Bir insanın isminin önünde meclis üyesi unvanının olması bir şey değiştirmiyor; eğer ki siz o unvanın hakkını veremiyorsanız. Bu durum belediye başkanları için de müdürler için de başbakanlar için de öğretmenler için de gazeteciler için de geçerlidir.

İşte bu seçimlerde de kadroların gayreti ve başarısı hem belediye başkanlarını hem de partileri rahatlatacaktır. Bunun aksi ise tek kelime ile yenilgi olacaktır. Ankara ise kimin çalışıp çalışmadığını görüyor.

Gazete PDF:

http://olay-gazetesi.com/gazeteler/20140305gazete.pdf

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir