Türkiye yeni bir tarih yazıyor

 

Suriye diktatörü Esed ve emperyalist ülkeler, kadim şehir olan Halep’i ve Haleplileri yok etmek için el birliği yaptı. Kan ve gözyaşının eksik olmadığı Orta Doğu ne yazık ki yangın yerine döndü. Binlerce insan kendi ülke yönetimi tarafından katledildi, milyonlarca kişi de mülteci konumuna düştü. Tam da burada yazımınız başlığı devreye giriyor.

Gerek yürütülen diplomatik girişimler gerekse ensar bilinci ile Suriyelilere kucak açan, Halep’e can suyu niteliğindeki koridoru oluşturan Türkiye, askeri alanda da kahramanlık destanı yazıyor. Halepli bir yetimin gözyaşını silmek, nefes almasını sağlamak için askerlerimiz aylardır Fırat Kalkanı’nda terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele edip, yeni bir tarih yazıyor.

Hani hep derler ya “Türkiye üç tarafı denizlerle dört tarafı ise düşmanlarla çevrilmiş bir ülke konumunda” diye tam da o günleri yaşıyoruz. İçimizdeki ve dışımızdaki terör örgütleri ile mücadele devam ederken, bir yandan da sınır ötesi operasyonlar sürüyor. Türkiye’nin mücadelesi bununla da kalmıyor, ikiyüzlü ülkelerin oynadığı kirli oyunları da bozmaya çalışıyor.

Tarih boyunca mazlumların yanında yer alan Türkiye ve Türk milleti, tarihi ve vicdani sorumluluğunun bilinci ile aynı şefkat ve merhametini 21. Yüzyılda da gösteriyor. Hemen her gün bölgeye yüzlerce TIR yardım gönderiliyor. Bu yardım organizasyonlarının birinde, bizzat yer aldığım için tanık olduğum bazı ayrıntıları aktarmak istiyorum.

Pursaklar Belediyesi’nin öncülüğünde başlatılan “Halep Üşüyor” yardım kampanyası çok kısa sürede çığ gibi büyüdü. Belediye, teşkilat, esnaf, vatandaş, kadın, çocuk herkes el ele verip tek bir seferde 13 TIR yaşam malzemesi hazırladı. Ankara’da böyle büyüklükte bir organizasyon henüz yapılmadı. Bu yönüyle de önemliydi.

Bu yaşam malzemelerini taşıyan TIR’lar Pursaklar’ın merkezi yerlerinden olan Hicret Camii önünden dualarla, gözyaşlarıyla uğurlandı. Düzenlenen organizasyonu bir gazeteci olarak, belediyenin basın müşaviri olarak, kampanyanın içindeki bir vatandaş olarak, hatta bir baba olarak bütün boyutlarıyla takip etmek durumunda kaldım.

Görsel basının da yoğun ilgi gösterdiği törende Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin, tarihi ve vicdani sorumluluğu hatırlatarak dünyaya seslendi “Ey insanlık Halep için ayağa kalk” dedi. Ardından ekledi: “Mazlumları zalimlerin pençesine terk etmedik, etmeyeceğiz. Zulüm sahnesini yıkmaya, surda gedik açmaya devam edeceğiz.”

Evet, o alana toplanan yüzlerce insan surda gedik açmaya, Halep’in yalnız olmadığını göstermeye gelmişti. Kimi parasıyla, kimi yardım malzemeleriyle kimi de dualarıyla oradaydı. Bir baba gördüm, evladı için yeni bot almış; ama Halep için düzenlenen yardımı görünce onu kutusuyla birlikte getirip TIR’a koydu. Bir amca gördüm, bir süpermarketten alışveriş yapıp TIR’lara yükledi. Bir teyze yaklaştı yanıma “10 TL param var, bunu Halepli çocuklara götürür müsünüz” derken saçlarım diken diken oldu. Çünkü bir babaydım ve o an kızımı düşündüm. Derken çocuklar geldi TIR’ların yanına ve ellerindeki oyuncakları teslim etti.

Bir de Başkan Çetin ekibine “Milletin emanetini en iyi şartlarda koruyacağız, Halepli kardeşlerimize en kaliteli gıdaları alacağız” talimatı verirken de gözlerim yaşardı. Çünkü o da bir baba idi ve orada yaşananları hissediyordu. Kısacası Türkiye’den giden her yardım hissedilerek yapılıyor.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir