Şekilden girip, esastan incelediler!

TBMM’de günlerce tartışıldı ve en sonunda bir fireyle Meclis’ten geçti. Neyden bahsediyorum? Anayasa Değişiklik Paketi’nden. Oturumlarda, Anayasa ile ilgili değişiklilikler kimi zaman kavgayla sonuçlandı. Gece gündüz mesai yapıldı. Fotoğraf karelerine ilginç anlar takıldı. Kamer Genç meşhur oldu. Devlet Bahçeli’nin yanına sığındı. (Keşke o zaman Kılıçdaroğlu’na sığınsaydı, şimdi onun partisine geçti). Bunların ardından CHP’nin büyük çabasıyla 111 milletvekili imzası toplanarak Anayasa Değişiklik Paketi’nin iptali için ‘evlerinin’ yolunu tuttular.

İşte bugün akşam saatlerinde sürpriz bir kararla ‘Anayasa Mahkemesi kararı açıklayacak’ haberleri geldi. Eve geldiğimde çoğu televizyon kanalının ekranındaki KJ’de:  “Son Dakika”  yazısı vardı. 15-20 dakika bekledikten sonra,  Haşim Kılıç kameraların karşısına geçti. Ve kararı açıkladı.

Anayasa Mahkemesi kendisine verilen yetkiyi aşarak, Meclis’in yetkilerini kullanarak Anayasa Değişiklik Paketi konusunu esastan incelediğini gösterdi. Bunu ‘Türban’ konusunda da yapmıştı. Artık gelenek haline gelen bu içtihadı devam ettirdi. Dolayısıyla ortaya çıkan sonuçta; bunun esastan bir inceleme olduğunu gördük.

Şekil açısından yapılan ‘iptal istemindeki’ hiçbir maddede herhangi bir iptal söz konusu olmadı. Peki, yapılan değişiklikler ne anlama geliyor? Birinci olarak: Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi’ne, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)’na üye seçeceği havuz daraltılmış oldu. HSYK ile ilgili bir diğer korku da “Adalet Bakanlığı’nın HSYK üzerinde daha fazla etkin hale geleceğiydi.” Bunu eleştirirken yapılan değişikliğin “Anayasa’ya aykırı olacağını” savunuyor ve değişikliği eleştiriyorlardı. Sonuçta, Adalet Bakanlığı’nın konumuna ilişkin bir iptal kararı çıkmadı.

İkincisi ise: İktisat, siyaset bilim gibi dallardan, bilim adamlarından üye seçimi yapılıyordu. Bu kararla artık bu alanlardan üyeler seçilemeyecek. Sadece hukukçulardan seçilecek. Böylelikle yapılacak üye seçimlerinde yüksek yargının ağırlığı daha fazla artacak. Anaysa taslağında Yargıtay üyelerinden sadece bir kişiye oy verme hakkı ön görülüyordu. Burada ne amaçlanmıştı?

Amaç şuydu: Yüksek yargıda çoğunluğa hâkim olan bir görüşün veya grubun, bu üyelerin tamamını seçmesini önlemekti. Yüksek yargıdaki bütün eğilimlerin, Anaysa Mahkemesi’ne, HSYK’ya yansımasını önlemekti. Ancak bu gerçekleşmemiş oldu. Yani ortadan kaldırıldı.

Şimdi Yargıtay’ın, Danıştay’ın, yüksek yargının savunduğu şekilde HSYK ile Anayasa Mahkemesi’ne üye seçerken ne kadar üye seçilecekse o kadar üyeye oy verilecek. Bu kısmi iptaller ile Cumhurbaşkanı’nın üye seçme havuzunu daraltarak, Cumhurbaşkanı’nın yetkisi daraltıldı ve yüksek yargının yetkisi arttırılmış oldu.

Verilen bu iptal kararlarıyla taslağın tamamı bozulmamıştır. Anaysa paketindeki değişikliklerle ilgili korku şuydu: “Bu değişiklik ile Yürütme organı olan hükümet, yargı üzerine egemen olacaktır.” Anayasa Mahkemesi böyle bir beklentinin söz konusu olmayacağına karar vermiş olacak ki, buna dair bir iptal kararı çıkmadı.

Görünen o ki, bu kararla, Parlamento’dan geçen paket esas itibariyle onaylamıştır. Yani “bir aykırılık söz konusu değildir” denildi. Kararın burası hükümeti sevindiren taraftır. Öbür taraftan yapılan iptallerle Cumhurbaşkanı’nın üye seçme havuzu daraltılmış ve yetkisi kısıtlanmıştır. Hem Anayasa Mahkemesi’nde hem de HSYK’da yüksek yargının seçeceği üyelerin ağırlığı arttırılmıştır. Bu da hükümeti üzen taraf olacaktır.

Referandum sonucunda ne olur peki? Sonuçta hiçbir şey olmaz. Haşim Kılıç’ın açıklamalarına bakınca, “iptal edilen cümlelerin uygulanmasına ilişkin geçici maddeler var, onlar da iptal edildi” deniyor. Kalan kısmın tamamı, yani iptal edilmeyen kısımlar, referanduma gidecek. Bu da uygulama açısından bir problem olmayacağını gösteriyor.

Özetleyecek olursak: Anayasa Mahkemesi esasa girdi ve yetkisini aşmış oldu. Adalet Bakanlığı’nın HSYK’ya hâkim olacağı endişesi vardı bununla ilgili en ufak bir iptal kararı çıkmadı (Kararın en ilginç yanı burası. Çünkü Yargı ve CHP bundan memnun olmayacak). Yüksek yargıdaki hâkim görüş, üye seçimlerinde galip gelecek demektir. Anayasa değişikliğinin çatısı korundu ama duvarlarının arsındaki tuğlalar çıkartıldı.

Unutulanlar: 2007’deki “367 kararını” gördüğümüz için, bunu fazla yadırgamadık. Anayasa Mahkemesi üyeleri ‘demokrasi kahramanları’ olma fırsatını kaçırdılar. Niyetleri ‘şekil’, amelleri ise ‘esas’ oldu.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir