Saadet’in seçim sloganı!

Kurban Bayramı’nda partilerin gündeminde yine siyaset vardı ve siyasetin “genç delikanlısı” Necmettin Erbakan, 78’leri hatırladı.

Kurbanın; paylaşmak, hatırlamak, kucaklaşmak, yakınlaşmak anlamlarına da geldiğini düşündüğümüzde, bu manaların siyasete uğramadığını görmek mümkündür. Siyasetçiler, bayram da bile birbirlerine şeker görünümlü, siyaset içerikli ikramlarda bulundular!

İşte bu ikramlardan birisi: Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, partilileriyle bayramlaşırken, önce geçmişe bir yolculuk yaptı. 1978’lerde yapmış olduğu konuşmayı sine vizyonda izledi. Gençliğini hatırlayarak ve gençlik yıllarının vermiş olduğu cesareti yeniden toplayarak, mesajlarını verdi.

“Milli Görüş”ün fikir emekçisi, çile ve his erbabı, sekseni aşkın yaşına rağmen, “dimdik” ayakta durduğunu ve gelecek adına önemli beklentilerinin olduğunu anlatmaya çalışan Erbakan, partililerine şöyle sesleniyordu: “Biz varken diğerleri yok hükmündedir. Çünkü partimiz hakkın temsilcisidir. Yeryüzünde herkesin saadet bulması için çalışıyoruz.”

Kur’an ilminde “büyük” birikimi ve mücahitlerini rahatlatan halet-i ruhiyesi ile gerek konuşurken gerek susarken gerekse de dinlerken, kendisinden oldukça feyizlenilen hakiki “Milli Görüş” aşığı Erbakan’a; “Hoca’ya sadakat görevimizdir” diyenler, bana yine kızacaklar biliyorum.

Ancak gel gör ki, “Yeryüzünde herkesin saadet bulması için çalışıyoruz” diyen Hoca, bayram sonrasında farklı şeyler söylüyordu. Geçtiğimiz cuma (26 Kasım) günü Eyüp Sultan’da seçim startını veren Erbakan, “Eğer Saadet Partisi iktidar olmazsa, Türkiye, İsrail’in bir ili olacaktır” mesajını dillendiriyordu.

“12 Haziran tarihinde çok önemli bir seçim var. Bu seçimde yok olmayı mı tercih edeceğiz yoksa İsrail’e vilayet olmayı mı tercih edeceğiz, yoksa tarihteki şerefli yerimizi mi alacağız?” 2011 seçimlerinin önemini, diğer siyasetçilerin söyledikleri gibi Erbakan’ın bu ifadeleri de gösteriyor. Bu demektir ki Erbakanların seçim sloganı “İsrail’e vilayet olmayacağız!” şeklinde hafızalara kazınacak. Seçimlerde bunun üzerine iyi propaganda yapılacak anlaşılan.

Saadet Partisi’nin iktidar olmasıyla “en büyük zaferi kazanacaklarını” belirten Erbakan, “seçimden sonra Rabbimize şükürlerimizi arz edeceğiz” diyor. “Talebeleri”ni “arka kapıdan kaçıp, top oynayanlar” diye niteleyen Hoca, oyunun kurallarını da belirliyor. Bu durumda, 2011 seçim sahasındaki maçta, çok sayıda “mavi-beyaz” kart gösterilecek galiba.

Hoca’nın kurallarından taviz verilmeyecek. Peki, nedir o kurallar?

Kural bir: “Saadet Partisi iktidar olmazsa, ülkede maneviyat adına hiçbir şey kalmayacak.”

Kural iki: “Saadet Partisi iktidar olmazsa, Türkiye, İsrail’in vilayeti olacak.”

Kural üç: “2011 seçimlerinde ‘canlı kuş ile saman dolu kuş’ yarışacak ve ‘canlı kuş’ kanatlanacak.”

Kural dört: “Saadet Partisi iktidar olunca, ‘su’ gelecek, böylece ‘teyemmüm’ bozulmuş olacak.”

Kural beş: “Bu sahada Saadet’ten hızlı koşan ol(a)maz ve topu en iyi oynayan Saadet olur.”

Ne diyelim Hocam! Seçim startını 6 ay öncesinden, Eyüp Sultan gibi değerli zatın mekânında, mübarek bir günde verdiniz. Saadet’iniz bozulmasın.

Unutulanlar: Erbakan: “Seçimden sonra Rabbimize şükürlerimizi arz edeceğiz” derken aklıma Saadet Partisi’ne gönül vermiş değerli bir dostun şu sözleri geldi: “İktidara gelemesek de Hocamız partinin başına geldi ya Elhamdülillah! Buna da şükür.”

Saadet’in seçim sloganı!

Kurban Bayramı’nda partilerin gündeminde yine siyaset vardı ve siyasetin “genç delikanlısı” Necmettin Erbakan, 78’leri hatırladı.

Kurbanın; paylaşmak, hatırlamak, kucaklaşmak, yakınlaşmak anlamlarına da geldiğini düşündüğümüzde, bu manaların siyasete uğramadığını görmek mümkündür. Siyasetçiler, bayram da bile birbirlerine şeker görünümlü, siyaset içerikli ikramlarda bulundular!

İşte bu ikramlardan birisi: Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, partilileriyle bayramlaşırken, önce geçmişe bir yolculuk yaptı. 1978’lerde yapmış olduğu konuşmayı sine vizyonda izledi. Gençliğini hatırlayarak ve gençlik yıllarının vermiş olduğu cesareti yeniden toplayarak, mesajlarını verdi.

“Milli Görüş”ün fikir emekçisi, çile ve his erbabı, sekseni aşkın yaşına rağmen, “dimdik” ayakta durduğunu ve gelecek adına önemli beklentilerinin olduğunu anlatmaya çalışan Erbakan, partililerine şöyle sesleniyordu: “Biz varken diğerleri yok hükmündedir. Çünkü partimiz hakkın temsilcisidir. Yeryüzünde herkesin saadet bulması için çalışıyoruz.”

Kur’an ilminde “büyük” birikimi ve mücahitlerini rahatlatan halet-i ruhiyesi ile gerek konuşurken gerek susarken gerekse de dinlerken, kendisinden oldukça feyizlenilen hakiki “Milli Görüş” aşığı Erbakan’a; “Hoca’ya sadakat görevimizdir” diyenler, bana yine kızacaklar biliyorum.

Ancak gel gör ki, “Yeryüzünde herkesin saadet bulması için çalışıyoruz” diyen Hoca, bayram sonrasında farklı şeyler söylüyordu. Geçtiğimiz cuma (26 Kasım) günü Eyüp Sultan’da seçim startını veren Erbakan, “Eğer Saadet Partisi iktidar olmazsa, Türkiye, İsrail’in bir ili olacaktır” mesajını dillendiriyordu.

“12 Haziran tarihinde çok önemli bir seçim var. Bu seçimde yok olmayı mı tercih edeceğiz yoksa İsrail’e vilayet olmayı mı tercih edeceğiz, yoksa tarihteki şerefli yerimizi mi alacağız?” 2011 seçimlerinin önemini, diğer siyasetçilerin söyledikleri gibi Erbakan’ın bu ifadeleri de gösteriyor. Bu demektir ki Erbakanların seçim sloganı “İsrail’e vilayet olmayacağız!” şeklinde hafızalara kazınacak. Seçimlerde bunun üzerine iyi propaganda yapılacak anlaşılan.

Saadet Partisi’nin iktidar olmasıyla “en büyük zaferi kazanacaklarını” belirten Erbakan, “seçimden sonra Rabbimize şükürlerimizi arz edeceğiz” diyor. “Talebeleri”ni “arka kapıdan kaçıp, top oynayanlar” diye niteleyen Hoca, oyunun kurallarını da belirliyor. Bu durumda, 2011 seçim sahasındaki maçta, çok sayıda “mavi-beyaz” kart gösterilecek galiba.

Hoca’nın kurallarından taviz verilmeyecek. Peki, nedir o kurallar?

Kural bir: “Saadet Partisi iktidar olmazsa, ülkede maneviyat adına hiçbir şey kalmayacak.”

Kural iki: “Saadet Partisi iktidar olmazsa, Türkiye, İsrail’in vilayeti olacak.”

Kural üç: “2011 seçimlerinde ‘canlı kuş ile saman dolu kuş’ yarışacak ve ‘canlı kuş’ kanatlanacak.”

Kural dört: “Saadet Partisi iktidar olunca, ‘su’ gelecek, böylece ‘teyemmüm’ bozulmuş olacak.”

Kural beş: “Bu sahada Saadet’ten hızlı koşan ol(a)maz ve topu en iyi oynayan Saadet olur.”

Ne diyelim Hocam! Seçim startını 6 ay öncesinden, Eyüp Sultan gibi değerli zatın mekânında, mübarek bir günde verdiniz. Saadet’iniz bozulmasın.

Unutulanlar: Erbakan: “Seçimden sonra Rabbimize şükürlerimizi arz edeceğiz” derken aklıma Saadet Partisi’ne gönül vermiş değerli bir dostun şu sözleri geldi: “İktidara gelemesek de Hocamız partinin başına geldi ya Elhamdülillah! Buna da şükür.”

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir