‘Recep Bey’ ve Ecevitçe

CHP’de ‘I. Gandi Dönemi’ başladı. Bu vesileyle, Baykal da dostunu düşmanını tanımış oldu. Şimdiye kadar alışık olmadığımız bir CHP kongresine tanık olduk. Eski kongre konuşmalarının yerine yeni konuşmalar hazırlanmış. Genel başkan adayı, halktan biriymiş gibi görünmek için kravat bile takmamış. Baykal’a nasip olmayan, Kılıçdaroğlu’na nasip oldu ve Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçildi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmasına damgasını vuran birçok faktör vardı. Bunlardan birkaçını yazalım. ‘Recep Bey’ vurgusu, Ecevitçe konuşma ve Ergenekon sanıklarının görüntülerinin sinevizyon gösterisiyle ekranlara yansıtılması bunlardan sadece birkaçıydı. Biz sadece yazıyoruz; ancak Kılıçdaroğlu, ‘Recep Bey’ derken ‘R’ harfini bayağı vurguluyordu… Ne demek istediğini tam anlamış değilim aslına bakarsanız. Belki de Erdoğan’dan yaşça büyük olduğu için ‘Recep Bey’i telaffuz etmek hoşuna gitmiştir.

Kılıçdaroğlu’nun geçmiş konuşmalarına baktığımızda ‘Tayyip Erdoğan’ diye hitap ettiğini görüyoruz, bazen de ‘Sayın Başbakan.’ Son olarak da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a cevap verirken, “başkan olduktan sonra muhatabım Tayyip Bey’dir” demişti. Çok geçmeden bir açılım yaparak ve bunu da Başbakan Erdoğan’ın isminin telaffuzu olan ‘Recep Bey’  ve Ecevit tarzı konuşmasıyla gerçekleştirdi.

Kongre’ye Genel Sekreter Önder Sav ile gelen Kılıçdaroğlu, 10. Yıl Marşı eşliğinde, “hoş geldin sakin güç, hoş geldin halkın adayı” anonslarıyla karşılandı. Kılıçdaroğlu, öncelikle DSP Genel Başkanı Rahşan Ecevit’in yanına oturdu, R. Ecevit’le bir süre sohbet etti ve DSP’nin desteğini arkasına alarak kürsüye yöneldi.

Kürsüye çıktıktan sonra başladı Ecevitçe konuşmalara. Konuşmasının büyük bir bölümünü ‘yoksulluğa, açlığa, emekliye, işçiye, kadına, çiftçiye…’ ayıran Kılıçdaroğlu, o kesimlerden oy istedi. Hatta AK Parti’ye oy veren emeklileri de ‘fırçaladı.’ 1945’te “Halk için halka rağmen” zihniyetini terk eden CHP, bugün Kılıçdaroğlu’yla “Halk için, halkla beraber olacağız” sloganını yineledi.

‘Bir o yana, bir bu yana’ diyerek hem sosyal konulara değindi, hem de iktidara attı, tuttu. “Ekonomi bilmeyen Başbakan, hukuk bilmeyen Başbakan! Biz gelince ekonomi nedir bileceksiniz, hukuk nedir göreceksiniz” diyerek veryansın etti. Konuşmanın sonunda, Ergenekon sanıklarının görüntülerinin sinevizyonda gösterilmesiyle Kılıçdaroğlu’nun da hukuk anlayışını görmüş olduk. Ergenekon’un avukatlığını Baykal yaptı, Kılıçdaroğlu’da dava dosyalarını takip edecek galiba. Ne de olsa ‘Dosyacı Kemal’ demiyorlar mı?

Kılıçdaroğlu birçok vaatte bulundu: “Başörtülü kızlara gideceğiz,” dedi. Bence onlara gitmeden önce, parti içindeki “ikna odaları”nın mucitlerini temizlesinler. “Seçim barajını indireceğiz.” Acaba kaça indirecekler, bunu neden söylemediler?  Peki, ‘seçim barajı’nı kaça indireceksiniz? Yüzde 9,9’a mı? “Siyasetin odağına dini koymayacağız.” Üniversitede başörtüsüyle okumak isteyen kızlara karışmayacaksınız yani! Hiç inandırıcı değilsiniz Kemal Bey! Emeklileri baş tacı edeceklerini, besleme medyayı bitireceklerini, dokunulmazlıkları kaldıracaklarını… Buna benzer bir sürü vaatte bulunan Kılıçdaroğlu, unutmasın ki bunların hepsi kayıt altına alındı.

Bu söylenenler, İstanbul’da semt ismi unutmaya benzemez, döner dolaşır karşınıza çıkar. Her fırsatta hatırlatılır sizlere. Ancak bu vaatlerde bulunan Sayın Kılıçdaroğlu, henüz partisinin iç tüzüğünü bile değiştirmeye gücü yetmezken bunları nasıl yapacak, hep birlikte göreceğiz.

Kin gütmemeyi kendilerine ilke edineceklerini, “Düşmanımız kindir diyen bir felsefeyi sonuna kadar sürdüreceğiz” diyerek kin gütmeyeceklerinin sözü verildi. Bu sözün en somut örneği, Kongre’ye katılan eski küskünler olsa gerek. Kongre bir hayli kalabalıktı, bu da kongreye verilen önemi ve Kılıçdaroğlu desteğini gösteriyordu.

“Çağdaşlığın gereği neyse onu yapacağız” diyen Kılıçdaroğlu, çağdaşlığın ne olduğunu ise açıklamadı. Çağdaşlıktan anlaşılan CHP’nin anladığıysa bunu zaten yapıyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu!

Görünen o ki, DSP ile ortak olacaksınız. Tabii bir de, Ecevit’in partisi DSP mi DSP mi? Bu da çok tartışılır bundan sonra! CHP-DSP koalisyonu şimdiden hayırlı olsun. O ‘şapka’ size de yakıştı… Başarılar dilerim…

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir