Pakistan’da 4,5 milyon kişi evsiz kaldı

Asya’nın güneyi sellerle mücadele ediyor. Sel ve Muson yağmurlarının hayatı felç ettiği Pakistan’da her geçen gün durum daha da kötüye gidiyor. Can kayıplarındaki artış, Pakistan halkını, hükümetini korkutuyor.

Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Tarık Azizuddin, Türk Kızılayı Genel Başkanı Tekin Küçükali’yi dünkü ziyareti sırasında anlattıklarıyla adeta Pakistan’ın fotoğrafını çekiyordu. O basın toplantısında yer alarak, Pakistan’daki acıyı, daha iyi anlama fırsatı yakaladım. Türk halkı ve Pakistan halkının tek millet olduğunu belirterek sözlerine başlayan Büyükelçisi Tarık Azizuddin, Pakistan’ın içinde bulunduğu durumu anlatıyordu.

Pakistan’da daha önce de sellerin yaşandığını, ancak tarih boyunca bu çapta büyük bir afetin meydana gelmediğini belirten Büyükelçi Azizuddin, afetin boyutlarını şöyle açıklıyordu: “Pakistan’da 4,5 milyondan fazla kişi evsiz kaldı ve dışarılarda yaşıyor. Bu afet 20 milyondan fazla insanın yaşam koşullarını etkilemiştir. 1 milyondan fazla ev zarar görmüştür. Her şeylerini kaybetmişler. Pakistan’ın 1.65 kilometrelik bölümü sular altındadır. Bu oran, Pakistan topraklarının beşte birine eşittir. 2 binin üzerinde insan hayatını kaybetmiştir.”

Ne acıdır ki, bu felaket karşısında bile, Batılı ülkelerde bazı ‘çıkar hesapları’ yapılarak, Pakistan’a yapılacak yardımın, Taliban’a üye olan insanlara harcanacağı zihniyeti beyinleri kurcalamaktadır. Büyükelçi Azizuddin’in bu duruma çok kırgın olduğu izlenimini edindim. Batılı ülkeler, teröristleri beslerken “bu paralar masum halka kurşun sıkanlara harcanıyor” demiyorlardı maalesef! Bugün insanlığın kulak vereceği bu felaket karşısında, Batılı bazı ülkelerin nasıl bir vicdanla karar verdiklerini görüyoruz. Batı, bu durumun ciddiyetine yeni yeni varıyor ve yardım kampanyaları düzenlediklerini açıklıyor.

Büyükelçi’nin, Türkiye ve Türk Kızılayı’nın yapmış olduğu yardımları anlattığı esnada, Batı’ya inat, gözlerinde umut ışıkları parlıyordu. Kızılay 2005’te meydana gelen büyük depremde olduğu gibi, bugünkü yaşanan afette de bölgeye ulaşan ilk örgüt oldu.  Türk halkı ile Pakistan halkı bu günlerde aynı şeyleri hissediyor. Ayı şekilde birimizin acısı diğerimizin de acısıdır. Türkiye ile Pakistan’ı “İki farklı bölgede yaşayan tek bir milletiz” diye niteleyen Büyükelçi, şunları söylüyordu:

 “Pakistan’da afet meydana geldiğinde tüm Türk halkı seferber olup, Pakistan’a yardım etmektedir. Burada şahsım, devletim ve tüm Pakistan halkı adına, Türk halkı ve Türk devleti tarafından Pakistan’a yapılan yardımlar için onur duyduğumu ve teşekkürlerimi sunmak istiyorum.”

Sel felaketinde boğularak hayatlarını kaybeden insanların cesetlerinin çıkarıldığını belirten Büyükelçi Azizuddin, karamsarlığını gizleyemiyor ve “bu sayının ilerleyen günlerde ne kadar olacağını bilmediklerini” kaydediyordu! Pakistan’da tüm tarlalardaki ekili ürünler telef olmuş, binlerce tonluk gıda stokları, yüzlerce  kilometrelik yol sular altında kalmış. Elektrik hatları zarar görmüş ve kullanılamaz hale gelmiş. Sel felaketi, Pakistan devletinin altyapı ve üst yapılarını önemli ölçüde etkilemiş.

Büyükelçinin ifadelerine baktığımızda, “yapılan hesaplamalara göre Pakistan halkının 70 yıl geriye gittiği” söylenebilir. Bu hasarların giderilmesi için tahmini olarak 12-15 milyar dolar yatırım gerekiyor. Tabii, bu rakam henüz sel sularının çekilmediği zamanda yapıldığını düşünürsek, sel suları çekilince asıl hasar tutarı daha da artacaktır. Büyükelçi’nin şu sözleri, Türkiye’den çok şey beklendiğini ifade ediyordu: “Şuna inanıyoruz ki, Türk halkı her zaman Pakistan  halkının yanında olacak ve yardımlarını her zaman Pakistan halkına ulaştıracaktır.”

Bugün, saat 15.00’te Ankara Garı’dan yola çıkacak trenle Pakistan’a yiyecek, içecek, ‘Mevlana Evleri’ gönderilecek. Orada mahalleler oluşturulacak.

Unutulanlar: Pakistan’ın 76 ilçesi bu afetten etkilendi. Meydana gelen afet, Pakistan hükümetinin kapasitesinin çok üstündedir. İlk  etapta yapılması gerekenler:  afete uğrayan insanlara içme suyu, gıda, barınma ve temel ilaç malzemeleri ulaştırmak. 3,5 milyondan fazla çocuk Kolera, Tifüs gibi hastalık tehdidiyle karşı karşıya!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir