Neden bu kadar çok sayıda asker yargılandı?

Darbelerin hiyerarşi şeklinde gerçekleştiği ülkemizde birçok askerin yargılanması ve hapis yatmasını hâlâ anlamış değilim. Neden anlamış değilim? Çünkü ortaya çıkan belgeler, hazırlanan raporlar gösteriyor ki yargılamalar çok da adil olmamış.

Ha, bunu bilmiyor muyduk? Tabi ki biliyorduk. Ancak büyük davalarda bunun yapılmasının çok kolay olmadığına inanırdım. Fakat görünen o ki bunlar göründüğü gibi değilmiş. Öyle ki bu ülkenin Eski Genelkurmay Başkanı “Terör örgütü lideri” olmakla suçlanıyor! Ve ortada bir şey yok!

Son dönemlerde yeni deliller veya raporların açıklanması bu sürecin ne kadar karanlık ve karmaşa içinde gerçekleştiğini gösteriyor. TÜBİTAK’ın açıkladığı son raporda Balyoz darbe planıyla ilgili “Kamera kayıtlarının tarih ve saatleriyle oynanıldığı” bilgisi yer alıyor. Bu rapor kafaları daha da karıştırdı. (TÜBİTAK’ın bu türde yanılmıyorsam üç raporu var şimdiye kadar.)

Bu davalar neticede hukuki bir davadır. Dolayısıyla bunun sulandırılması veya sulandırılmaya çalışılması çok doğru değildir. Son günlerde atılan her adım “eğer varsa sahtekârlıkları düzenleyenlere yönelik” başka şeyleri doğuracaktır. Bunlar nedir diyecek olursanız?

Balyoz davasının delili olarak kabul edilen “5 Nolu Hard disk”in başına gelenler önümüzdeki günlerde yeniden yargılama konusunu daha ileri boyuta taşıyabilir. Aslında yeniden yargılama fikri Yalçın Akdoğan’ın “Milli orduya kumpas kuruldu” cümlesiyle başladı ve Başbakan Erdoğan da bu sözün arkasında durdu.

Kamuoyunda yeniden yargılama fikri oluştu. Birçok kesim buna sıcak bakıyor.  Bu tür bir yargılamanın sonunda belki de sürprizler yaşanabilir. En tehlikelisi de bunu rövanşının alınmasıdır. O halde insanın aklına bu kadar asker neden yargılandı sorusu geliyor. Seminerler düzenleyen veya üst kademede olanların dışındakiler hangi düzmecelerle yargılanıyor? Bu sorular önümüzdeki günlerde veya yıllarda cevap bulacaktır.

Bazı diziler hayal ürünü olsa da içinde gerçek barındırır

Televizyon dizilerinin başında “Bu izledikleriniz tamamen hayal ürünüdür” gibi bir ifade yer alır. Kurgularda ise gerçeklik payı çok fazladır. Bunlardan biri olan “Karadayı” dizisindeki Savcı Turgut rolünü bir savcının neler yapabileceği hakkında bilgi verebilir. Son zamanlarda savcılar üzerinden yürüyen tartışmalara bakınca aklıma bu dizi geldi. Ve orada “hukuk adına” bir savcının ne kadar “vatansever” göründüğü ancak arka planda her türlü “hukuksuzluğu” yaptığı işleniyor. Bir savcı kafasında kurguladığı senaryoya göre suç üretiyor. İçişleri Bakanı Efgan Ala’nın mealen buna ilişkin sözü burada dikkat çekiyor: “Savcılarımız görevlerini yapmak yerine kurguladıkları suçu isnat ediyorlar.”

O dizideki eski bir bakan ve savcının birlikte tuttukları işler bu ülkenin geçmişinde olan şeylerdir. O nedenle bir tarafı eleştirirken veya överken geçmişe iyi bakmak gerekiyor.

 Gazete PDF:

http://olay-gazetesi.com/gazeteler/20140130gazete.pdf

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir