Müttefikimize bak sen: “Hükümete baskı yapın” diyor

Eski Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün Ergenekon davasında tanık olarak verdiği ifadeler müttefikimiz, istihbarat paylaştığımız ABD ile olan ilişkilerimizin geçmişte ne durumda olduğu hakkında çok daha net bilgi verdi. Emekli Org. Özkök’e Bush yönetiminin Savunma Bakanı Yardımcısı Paul Wolfowitz’in “1 Mart tezkeresinin Meclis’ten geçmesi için hükümete baskı yapın” dediği öğrenildi. Zaten Bush ile olan gerginlikler bunu gösteriyordu. Ancak bizim içimizdeki bazı Amerikan ezbercileri her ne olursa olsun Türkiye’yi “ABD’nin uşağı” olarak etiketlemekten büyük haz alıyorlar!

Atılan her adımı “Amerika böyle istedi” diyerek olayları manipüle etmeye çalışıyorlar.

Peki, Özkök ne yapmış: “Ancak ben baskı yapmadım” demiş. Demek ki bu ülkenin de “hayır” diyebilen komutanları, liderleri varmış! (Hayır diyebilen demişken Kamran İnan’ın “Hayır Diyebilen Türkiye” kitabını ve Tamer Korkmaz’ın “Ankara - Washington Hattı” kitabını okumanızda fayda var).

Karman İnan yazdığı kitapta Türkiye’nin dış ilişkilerdeki gür sesini duyma özlemini yazıyor. Ve hayır diyebilmenin Türk milletinde mevcut olduğunu söylüyor. Tamer Korkmaz da 1 Mart Tezkeresi sonrası Ankara’nın “Bağımsız hareket ettiğini” söylüyor.

Şimdi akıllarda şu soru var: Hükümete kendi çıkarları için bakı kurun diyen bir ülke yönetimi ile hangi istihbaratı nasıl paylaşıyoruz? Ve bu istihbaratın ne kadarı onların çıkarını yöneliktir?

Tartışılan ve çözüm bekleyen konular!

2012 yılını anayasa yılı olarak ilan eden siyasetçiler Meclis’in tatile girmesi ile “Uzlaşma Komisyonu”na ara vermişti. Çözüm bekleyen en önemli konuların başında anayasa çalışmaları geliyor. Her parti üç üye ile komisyonda temsil ediliyor. Bakalım sonuç ne çıkacak. Yeni çalışmalarda dokunulmazlıklar ve vatandaşlık tanımı şimdilik ön planda duruyor.

İslamcılık neden gündemde tutulmaya başladı?

Kavramsal anlamda bir fikir akımı olan, aynı zamanda Müslümanları birleştirmenin yolu olarak da ifade edilen İslamcılık, son zamanlarda Müslüman ile eşanlamlı olarak kullanılmaya başlandı. Bilmem dikkatinizi çekiyor mu? Günümüzde İslamcılık tartışmaları iktidar üzerinden yani “AK Parti İslamcı değil ya da İslamcı bir parti” söylemiyle sürdürülüyor. Dikkatle takip etmek gerek!

Esad sonrası Suriye’de parçalı yapı olabilir

Suriye’de kan gövdeyi götürüyor. Her gün onlarca insan katlediliyor. Yaşana bu kaos ortamında Esad sonrasının ilk olası sonucu mezhep ve din farkına dayalı parçalı bir Suriye olabilir.  Heterojen bir yapıya sahip olan Suriye halkı, bundan sonra nasıl bir düzen kuracak? Suriye’nin kuzeyi kimi tehdit edecek? Bir yönüyle Irak’ın kadirini paylaşan Suriye’nin ardından sıra İran’da mı?

İsrail hükümeti “özür belgesini” hazırlamış

Geçtiğimiz günlerde Star gazetesinde yer alan bir habere göre, İsrail, Mavi Marmara katliamı ile ilgili bir özür metni hazırlamış. İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yigal Palmor, “Ben o belgeyi gördüm, belgede ‘Eğer olası operasyonel hataların ardından, kasıtsız zararlar ve kasıtsız insan kayıpları oluştuysa, İsrail özür diler’ yazıyordu” diyor. İsrail acaba Suriye kargaşasında bunu neden gündeme getirdi?

Yargıtay: Bir kereden bir şey olmaz

Yargıtay, kendisini aldatan karısından boşanmak isteyen adamın yerel mahkemede kazandığı davasını "bir kereden bir şey olmaz" diyerek bozmuş. Aldatmanın 1’i 2’si mi var? Bunlar çözüm bekleyen birkaç konu.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir