Musul’a DAEŞ’i yerleştirenler şimdi mücadele mi ediyor?

Türkiye’yi içine dâhil etmeyen veya etmek istemeyen bir koalisyon gücünün Musul operasyonunu başlatması kafamda birçok soruyu canlandırıyor. Bunlardan en önemlisi de başlıktaki “Musul’a DAEŞ’i yerleştirenler gerçekten mücadele ediyor mu?” sorusudur.

Bugün yanı başımızda devam eden Musul operasyonu aslında 98 yıllık Musul sorununa işaret etmektedir. Yıllar önce Musul’da istediklerini elde edemeyenler şimdi DAEŞ diye bir örgüt yetiştirip, ona bir rol verdi. Maalesef bu terör örgütü de İslam dinini kullanarak barbarca eylemlerde bulunup kendine verilen görevi yerine getirmeye çalışıyor.

Önce bölgeyi karıştırıp ardından Suriye, Irak gibi ülkeleri param parça ederek –bir anlamda- görevini tamamlamış bulunuyor. ABD ve Batı tarafından yürütülen bu operasyonlar ise orada kendi güdümlerinde bulunan bir yönetim kurup, istedikleri gibi at koşturmaya yöneliktir. Ancak buradaki asıl tehlike yeni bir mezhep savaşı ile bölgeyi ateşe vermektir. Türkiye bunu görüyor olmalı ki yüksek sesle bu operasyonda yer alıp bu hamleyi bozmak ve böyle bir mezhep savaşını engellemek istiyor.

Kamu diplomasisi gibi sinsice planlarla topu Irak yönetimine atan ABD, buradan dünyaya ‘hassas’ oldukları mesajı vererek “Irak’ın daveti ile orada bulunduklarını” söylüyor. İşin sinsiliğini de bu operasyona verdikleri ‘Birleşik Müşterek Özel Kuvvetler Harekâtı’ adıyla ortaya koyuyor. Yetmiyor harekâtın liderliğini de ABD üstleniyor.

Oysa Musul bizim için çok anlam ifade ediyor. Bir zamanlar Osmanlının eyaleti olan Musul, birkaç yıl öncesine kadar da Irak’ın en önemli şehriydi. Bünyesinde Türkmenleri, Arapları, Kürtleri, Hıristiyan azınlıkları, Sünni ve Şii mezhepleri barındıran bir “mozaik” şehirden bahsediyoruz.

Mahallelerini Sünni Türkmenlerin, Şii Türkmenlerin, Şii Arapların, Sünni Arapların, Hıristiyan Arapların, Şii Kürtlerin, Sünni Kürtlerin oluşturduğu Musul, DAEŞ operasyonu ile paramparça edilmek isteniyor. Bunu da mezhep savaşı ile yapmak istiyorlar. Yani aynı bölgenin halkını birbirine kırdırmak istiyorlar. İpleri ABD ve Batı’nın elinde olan bir yönetim inşa edip, bölgeye hakim olmak istiyorlar. Ortadoğu’da büyük bir güç olan Türkiye’yi ise denklem dışı bırakma gayretindeler.

ABD, Rusya, Fransa, İran, İsrail, İngiltere, Almanya kısaca hepsi bu mozaiği parçalayacak ‘oyunun’ bir parçası haline geldi. Sınır öteleri sınırlarımızın yanı başında operasyon yapıp kendi emellerini gerçekleştirmeye başladı. Nasıl ki Halepliler bomba sesleriyle, kurşunların yankılarıyla güne başlıyorsa, şimdi DAEŞ operasyonu adı altında Musul’da bir mezhep savaşı çıkartıp –özellikle Sünni- Musulluları da bu hale getirmek istiyorlar.

Bu operasyonlarda DAİŞ kadar tehlikeli olan bir başka grup ise Haşdi Şabi söyleniyor. Bu grubun oluşturduğu korkunun nedeni ise insanların kalbini, ciğerini söküp yiyen gözü dönmüşler olmalarından kaynaklanıyor. Eğer bu grup oradaki savaşa dâhil edilirse maalesef bu caniliğin videoları sık sık internet sitelerine, sosyal medyaya düşecek.

Bu grup içerisinde yer alan ve geçen günlerde basına yansıyan “Ehli Hak” örgütü lideri Kays Gazali ise Cuma günü verdiği ‘Hutbe’de “Musul’a girip Hz. Hüseyin’in intikamını alacağız” demiş. Tam da mezhep savaşının fitilini yakmaktır. Türkiye bu tehlikeyi gördüğü ve DAEŞ’i yetiştirenlerin emellerini anladığı için “Masada da operasyonda da olacağız” diyerek bölgedeki denklemi bozmak istiyor. 

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir