Muharrem İnce garantiledi!

Bir “ucube heykelin” diğer bir ifadeyle “insanlık anıtının” siyasetçileri birbirine düşüreceğini ve onların sabırlarını zorlayabileceğini tahmin edemezdim.

Geçtiğimiz hafta başlayan ‘ucube’ tartışması bu hafta da devam etti ve daha çok devam edecek gibi duruyor. Bu iş (tartışma) haziran ayında yapılacak olan milletvekili seçimine kadar devam eder. Neyse konuyu dağıtmadan biz siyasetçilerin sinir grafiğini yükselten ‘ucube’ ve ‘ucube’den ilhamla yeni dönem için milletvekilliğini garantileyen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce hakkında birkaç kelam edelim.

İnce hakkında konuşmadan önce şu “ucube” tartışmasının nereden kaynaklandığını –belki unutanlar olmuştur diye- hatırlatalım. 8 Ocak 2011’de Sarıkamış Şehitleri’ni Anma Programı’na katılmak üzere Erzurum’dan Kars’a giden Başbakan Erdoğan, oradaki ziyaretleri esnasında karşılaştığı ‘insanlık anıtı’nı “ucube” olarak nitelendirdi ve tartışma başladı.

Başbakan Erdoğan’ın bu sözünden sonra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da bir açıklama yaparak “Başbakan’ın sözleri yanlış anlaşıldı” dedi. Başbakan Erdoğan, heykel konusunda ikinci bir açıklama yapınca “Evet, ucube dedim, heykele dedim. Belediye heykelin yıkılması doğrultusundaki kararı uygulamalıdır” deyince Günay’ın cevabı ve kendisi yeni bir tartışmanın konusu oldu.

Bakan Günay’ın bu sözünden sonra Mehmet Ali Birand’ın konuğu olan Bülent Arınç, “Kültür Bakanı’mız yanlış yaptı, Allah bizi o duruma düşürmesin” diyerek Günay’ı eleştirdi. Bu da muhalefetin ekmeğine yağ sürmek gibi oldu. Bu defa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kendisine yöneltilen soruya karşılık bir açıklama yaparak “Sayın Ertuğrul Günay, geçmişteki demokrat kimliğiyle, demokratları oylarını alabilmek için AKP vitrinine konulan bir kişidir. Kültür Bakanı gözden çıkarılmıştır. Kültür Bakanı eğer gerçekten kültürlü bir kişiyse istifa etmelidir.”

Bu açıklamalar ‘basın düellosu’na döndü ve siyasetçilere mikrofonun her uzatılışında “O size şunu dedi, siz ona ne diyeceksiniz?” soruları soruldu. Kılıçdaroğlu’nun cevabı Günay’a soru olarak döndü ve Günay cevapladı: “Şu seçimi geçelim CHP Genel Başkanı hâlâ yerinde kalabilirse o zaman ben onu muhatap alıp, bazı sözlerine cevap vermek isterim. CHP Genel Başkanı bir kamera şakası sonucunda gelmiş bir kamera kazasıdır” dedi.

Bundan sonra devreye tarihsel bir bağlamda cevap veren Yalova Milletvekili Muharrem İnce giriyor. Milletvekillerinin genel başkanlarının gözüne girme dönemini de düşünerek İnce’nin açıklamasını değerlendirelim. İnce: “1071 Malazgirt Zaferi, 3 bin 290 yıl önce yapılan Kadeş Anlaşması bu topraklar için iki önemli dönüm noktasıdır. Kadeş Anlaşması’ndan bu yana Anadolu toprakları böyle bir siyasi dönek görmedi. Bir çamurun içine batmış. Başbakan bunu rezil etmiş, Arınç bunu rezil etmiş, insan içine çıkacak yüzü yok. Bu düştüğü çamurdan çıkmak için CHP’ye çatıyor, yemezler.”

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın ‘adamı’ diye nitelendirilen İnce, yalnızlıktan kurtulmak ve haziran ayı için işi garantileme çabasıyla olsa gerek ki bir siyasetçiye yakışmayan ‘dönek’ kelimesini kullandı.  Günay’a karşı sert sözler söyleyen sadece ince değildi; CHP’nin çiçeği burnunda Genel Sekreteri ve parti sözcüsü Bihlun Tamaylıgil de Günay için “Kovulduğu kapının önünde kıvranan zavallı” cümlesini sarf etmişti.

Böyle bir durumda Gürsel Tekin de “cevap hakkı”nı kullanarak “Kültürsüz Bakan, bir kere kendi geçmişine baksın. Dön babam dön 10 tane parti değiştireceksin, sonra döneceksin Sayın Kılıçdaroğlu’na dil uzatacaksın. Kültür Bakanı haddini bileceksin” diyerek AK Parti ile Günay arasındaki soğuk rüzgârları estirmede kararlı olduklarını göstermiş oldular.

Bu ‘çıkışlar’ Muharrem İnce’nin CHP’den yeniden milletvekili adayı olmasını sağlayabilir ancak Ertuğrul Günay’ın AK Parti’deki geleceğini zaman gösterecektir.

Unutulanlar: Kars’ta başlayan ‘ucube’ tartışması CHP kurmaylarının ‘işine yararken’ AK Parti’nin de başını bir hayli ağrıtacaktır. Siyasetçilerin dili de bir hayli acı olacak.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir