Minik bedenlerin katilleri

Son günlerde Türkiye’de yaşanan oylalar yürekleri bir kez daha dağladı. Vicdansızları bir kez daha deşifre etti. Ama kaybolan yine minik canlar oldu.

Minicik bedenler vicdansız, ahlaksızlar nedeniyle toprağa verildi. Masum yavrular sebepsiz yere hayattan kopartıldı. Mevsimler baharı yaşarken, o aileler sonbaharın kuraklığını, belki de kışın en sert ayazını yaşadı, hissetti ve bizlere hissettirdi.

Türkiye baharı yaşıyordu. İstanbul’da lala dikme zamanıydı. Herkes seferber olmuştu şehrini güzelleştirmek, baharı doya doya yaşamak için. Çünkü bahar doğanın yeniden canlandığı, tabiatın, Allah’ın bahşettiği güzelliklerle donatıldığı bir mevsimdir. Umutların yeşerdiği, yaşamın renklendiği zaman dilimidir. Bünyesinde zenginliği, çeşitliliği, canlılığı barındırır.

Çeşit çeşit bitki, ağaç birlikte yaşamaya başlar. Aynı sudan beslenip, aynı toprakta kök salar. Fakat insanoğlu bunu bir türlü başaramıyor. Birlikte yaşamayı kavrayamıyor. İşte son günlerde yaşananlar da bunlardan birkaçı. Şiddet, taciz, tecavüz, cinnet… Acı haberler ardı ardına geliyor.

Hatırlayacaksınız Türkiye’nin gündeminde kaybolan Pamir bebek haberi vardı. Herkes seferber oldu onu bulmak için hatırladınız değil mi İstanbul Sarıyer’de kaybolan Pamir bebek, 27 saat sonra evlerinin yanı başındaki havuzun içinde ne yazık ki ölü bulundu. Oysa bir umut taşınıyordu yüreklerde. Anne babasının tek evladıydı. Hayalleri vardı. Ama olmadı… Pamir bebek ölü bulundu. Arkasında soru işaretleri bırakarak.

Türkiye Pamir bebeğin acısını unutamadan bir başka ve daha vahşice işlenmiş katliam haberiyle yüzleşti. Bu kez adres Kars’tı. 9 yaşındaki Mert Aydın babasına sefertası götürürken kayıplara karıştı. Ve Mert de Pamir bebek gibi ölü bulundu. Asıl dehşet bundan sonra ortaya çıkmaya başladı. Mert’in otopsi raporuna göre küçük çocuğa tecavüz edilmiş, taşla vurulup, telle boğulmuş.

Bu kelimeleri böyle sıralamak inanın o kadar zor ki. Vicdan yoksunu bu insanların yaşattığı acıyı yazarken, onu hissetmemek imkânsız. Hele ölümler üzerinden karşılaştırma yapmak daha da zor. Ama bir çocuğa tecavüz ederek onu hunharca katletmek hangi vicdan sahibinin kabul edeceği bir durumdur?

Bu olaylar ilk değil. Son da olmayacak. Ahlakını kaybetmiş insanların bulunduğu toplumlar her zaman diken üstündedir. Bugün Mert’e yapılan dün de başkalarına yapıldı. Hatırlar mısınız bilmem. 2010 yılı Eylül ayında Aksaray’ın Sultanhanı kasabasındaki Yunus Emre İlköğretim Okulu 3. Sınıf öğrencisi 9 yaşındaki I.S’ye de tecavüz edilmişti.

İşte minik bedenler böyle kirletiliyor. Yuvalara tarifi imkânsız acılar bırakılıyor. Küçücük çocukların katilleri aramızda dolaşıyor. Sorumluluklarımızı yerine getirmiyoruz. Önce kendimizi sonra da birbirimizi denetle(ye)miyoruz. Kaybeden yine bizler oluyor.

Bu suçlara bulaşmış kişileri ibreti alem olsun diye en ağır cezalarla cezalandırmak lazım. Ailelerin korkulu rüyası, minik bedenlerin katillerini, Allah yavrularımızdan uzak tutsun.

Gazete PDF:

http://olay-gazetesi.com/gazeteler/20140411gazete.pdf

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir