Kılıçdaroğlu, Gepetto mu Gandi mi?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olmasıyla akıllara ilk gelen isimlerden birisi Hindistanlı Gandi idi. “Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikadımın da son maddesidir.” diyen Hintli siyasetçi Gandi, İngiliz sömürgeciliğine karşı Hint milli hareketinin, 1919-1948 yılları arasındaki en önemli lideriydi.

‘Gandi’nin Güney Afrika’da geçirdiği yıllarda oluşturduğu ideolojisinin temellerini, şiddet karşıtlığı, sivil itaatsizlik, pasifizm, uzlaşmacılık, çilecilik, Asya milliyetçiliği, Hinduizm akımının dinsel mistik öğeleri, dinlere saygı ve teknoloji karşıtlığı oluşturur.’ Buna bakınca, uzlaşmacılık, çilecilik, dinlere saygı ve teknolojik karşıtlık noktasında Kemal Kılıçdaroğlu, nam-ı diğer Gandi Kemal, sınıfta kalmış görünüyor.

Türkiye’ye de böyle bir lider lazım olacak ki, Kılıçdaroğlu CHP genel başkanlık koltuğuna oturduğunda, “AK Parti sömürgeciliğine” karşı “CHP milli hareketinin” en önemli liderlerinden biri görüldü. Türkiye’nin özellikle de CHP’nin artık bir Gandi Kemal’i var.  Peki, bir de Gepetto’su olamaz mı? Pinokyo masalını hepimiz hatırlarız. Hatırlamayanlar için hatırlatmış olalım. Kılıçdaroğlu’na bir de bu Gepetto perspektifiyle bakalım.

“Bir zamanlar küçük bir kasabada Geppetto adında ihtiyar bir oyuncakçı yaşarmış. Yaptığı tahtadan oyuncakları satarak geçimini sağlarmış. İhtiyar oyuncakçının hayatta üzüldüğü tek şey bir çocuğunun olmamasıymış. Bir çocuğunun olması için neler vermezmiş ki. Bir gün yeni bir oyuncak yapmak için ormana gidip kütük aramaya başlamış. Derken aradığı kütüğü bulmuş…

‘Bununla çok güzel bir kukla yapacağım’ diye sevinerek kütüğü sırtladığı gibi oyuncakçı dükkânına taşımış. Tezgâhın üzerine koymuş. Başlamış yontmaya. Geppetto kütüğü yonttukça kütükten ‘ah ah!’ diye sesler geliyormuş. Derken kuklanın önce kafası sonra da vücudu daha sonra da kolları ile bacakları şekillenmeye başlamış. Geppetto usta en sonunda kuklayı bitirmiş… Az sonra kukla oturduğu sandalyeden hopladığı gibi odanın içinde dans etmeye başlamış. Olanları gören Geppetto ustanın şaşkınlıktan ağzı bir karış açılmış. Aman Allah’ım! Bu kukla canlı. Tam da benim istediğim gibi bir çocuk’ demiş.

‘Sen gerçek bir çocuk gibisin. Senin adın Pinokyo olsun’ demiş. Artık Geppetto ustanın hiç canı sıkılmıyor, günlerini Pinokyo ile ilgilenerek geçiriyormuş… (Pinokyo’nun başından birçok şey geçtikten sonra, çeşitli büyüler gerçekleşmiş ve) Pinokyo gece yatağında, uyumak üzereyken birdenbire normal bir çocuğa döndüğünün farkına varmış. Artık tahtadan değil, etten kemikten bir çocukmuş. Sevinçle yatağından fırlayarak babasının yanına koşmuş. Geppetto usta, karşısında Pinokyo’yu bu şekilde görünce dünyalar onun olmuş. ‘En sonunda benim de gerçek bir oğlum oldu’ diyerek sevinç gözyaşları içerisinde oğluna sarılmış. Baba oğul ömürlerinin sonuna kadar mutlu yaşamışlar.”

Tahtadan bir kukla şeklinde oluşturulan Pinokyo’nun tek isteği, Gepetto’nun dileği gibi gerçek bir oğlan çocuğu olmaktır. Ama bunu elde edebilmesi için egoist kişiliğinden vazgeçmesi gerekecektir. Bu egoist kişiliğinden vazgeçmediği için, başına gelmedik kalmıyor. O Peri Kızı her zaman yanında olamıyor ve Pinokyo egoist kişiliğinden vazgeçmek zorunda kalıyor. Bu nedenle Gepetto’nun sevgi dolu yuvasından ayrılıp dünyayı keşfetmek üzere eğitici bir yolculuğa çıkar.

Kılıçdaroğlu da, bir Pinokyo oluşturmak için yola çıktı. Gepetto’nun mucizesi gerçekleşti ve bir oğlu oldu. Kılıçdaroğlu’nun Pinokyo’su bazen ‘yoldaki palyaçolara kanıp parasını kaptırabiliyor’, bazen de ‘kurnaz bir tilkiye’ rastlayıp yolunu şaşırtıyor. Peri oğlu Önder Sav, her zaman O’nun yanında olamayıp, Pinokyo’sunu kurtar(a)mayabilir. Durum böyle olunca Pinokyo’nun burnu uzadıkça uzar artık. Burun uzadıkça insan içine çıkmak da zor olur. Bakalım Kılıçdaroğlu’nun Pinokyo’su da ‘can’lanacak mı?

Masal o şekilde başlayıp, böyle bitiyor. CHP’deki başkanlık yarışını, öncesini ve sonrasını farklı bir türde okumak için bir de bu yazdıklarımızı deneyin. Bunu denerken, masalın tamamını okumayı da unutmayın.

Unutulanlar: Pinokyo’nun, defter almak için okula gitmek yerine şehre yeni gelmiş sirkin çadırına gittiği gibi; Kılıçadaroğlu’nun Pinokyo’su da, Gediktepe diye yola çıkarken başka mevziiye gidebiliyor. Anayasa değişikliğinde “İki madde hariç, öbürlerine destek veririz” diyen CHP’de, şimdiki meydan konuşmalarıyla ‘burunlar uzamaya’ başladı bile.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir