İsrail’e alkış tutanlar

31 Mayıs Mavi Marmara katliamının ardından Türkiye-İsrail arasında yaşanan gerginlik birçok kesimi rahatsız etmişti. Başta ABD olmak üzere Batılı birçok ülkeyi de rahatsız etti.

Yukarıda zikrettiğimiz isimlerin rahatsız olması normal ama Türkiye’deki bazı çevrelerin o dönemdeki vaveylâları anlaşılır gibi değildi. Kıyamet senaryoları peşinde olanlar yakında utanacaklar. Gazze’ye insani yardım götüren gemilere baskın düzenleyen İsrail askerleri, bir katliam gerçekleştirmişlerdi. Bu katliama da üstü kapalı olarak “alkış tutanlar” olmuştu.

31 Mayıs’tan bugüne Türkiye-İsrail arasında yaşanan gerginlik ve Türkiye’nin talepleri dikkat çekiyordu. Türkiye’nin; “BM komisyonu kurulması, yardım gemilerinin Türkiye’ye iadesi, İsrail’in tazminat ödemesi ve Türkiye’den özür dilemesi” talepleri karşısında İsrail kendisine ‘toz kondurmak’ istemiyordu.

ABD’nin boynunda bir ‘yük’ olan İsrail, bu haklı(!) savunmasını ABD’ye de kabul ettirdi. Amerikan yönetimi de her zaman olduğu gibi İsrail’i “destekledi.” İsrail çok fazla direnemedi ve işlemiş olduğu insanlık suçu karşısında dayanamayıp “tükürdüğünü yalamaya” başladı. Bir yandan da Türk yönetimini tehdit etmeye devam eden İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile ilgili eleştirilerinde “haklı” olduklarını savunuyor. Barak: “ Bizim haklılığımız, eleştirilerimizin doğru olmasından kaynaklanıyor” diyor.

Hatırlayalım, Ehud Barak,  Hakan Fidan’ı “İran’ın dostu” olarak nitelendirip, İsrail’in istihbarat sırlarının İran’la paylaşıldığından endişe ettiklerini ifade etmişti. Bu korku sadece İsrail’de değil aslında ABD’de de oluştu. İsrail’in geri adım atmasında Türkiye-İran arasındaki ilişkilerin gelişmesinin katkısı vardır. (Bir de şu tedirginlik vardı: Mavi Marmara katliamından sonra İran’ın da gemi göndereceğini açıklamasıyla, İsrail’in ‘etekleri tutuşmaya’ başlamıştı.)

Türk Dışişleri’nden Tel Aviv yönetimine yapılan açıklamada “Susun, yoksa biz de konuşuruz!” uyarısı, Türkiye’nin elinde ciddi bir kozun olduğunu gösteriyor. Bu da Tel Aviv yönetimini zora sokuyor olmalı ki, Türkiye’nin taleplerini bir bir yerine getirmeye başladılar. İsrail’in “yumuşaması”nın altında yatan nedenlerden biri bu olabilir. Bunun da Türk kamuoyu tarafından bilinmesi gerekir. Türkiye’nin gücünü ve Ortadoğu’daki etkinliğini gören İsrail ve ABD, ortaklaşa karar aldı. Önce BM komisyonun kurulması kabul edildi, ardından da gemilerin iadesi gerçekleşti.

Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi için İsrail tarafından Türkiye’nin isteklerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Saldırının uluslararası sularda olması İsrail’in kaçışını engelliyor.  Her ne kadar ilk başlarda buna itiraz ettiyseler de, suçlarını kabul etmek zorunda kaldılar. Gazze’ye yapılan insanlık dışı ablukanın sadece Türkiye’nin sorunu olmadığını, tüm insanlığın sorurunu olduğunu anladılar.

Türkiye ile İsrail arasındaki sorunun uzamasını istemeyen ABD, İsrail’den de vazgeçemiyor ve onu “kırmak” istemiyor. ABD, İslam dünyasını kazanmak isterken,  Türkiye’yi ve Türkiye’nin destekleyeceği İslam ülkelerini incitmemeye “çalışıyor.” Bunu yaparken de Ortadoğu’da kalıcı bir barış sağlamayı hedefliyor. Bunun da Türkiyesiz olamayacağını biliyor. Türkiye de “Filistin’deki abluka kalkmadan olmaz” diyor.

Şimdi Türkiye’nin taleplerini bir bir yerine getirmek zorunda kalan İsrail, hatasını ve işlemiş olduğu insanlık suçunu anlamıştır. BM komisyonunun kurulmasını kabul eden İsrail, bu kararının ardından yardım gemilerini de serbest bırakıp, iade etti. Sırada özür ve tazminat var. Usul olarak ya tazminat ödeyip en sonunda da “yaptık bir vahşilik, özür dileriz” diyecekler. Ya da özür dileyip, tazminat ödememek için yalvaracaklar. Ama bunlar nafile.

Unutulanlar: Mavi Marmara’nın nasıl alındığı, isminin nasıl değiştirildiği, yardım derneğinin neden gemi aldığı, İsrail’den gelen turistlerin sayısının azalacağı endişesini taşıyarak İsrail’e alkış tutanlar şimdi utanıyorlar mıdır? İsrail’in sözcülüğünü yapanlar, Yahudi bir başbakan transfer etmek isteyenler, Türkiye’nin İsrail karşısında “ezik” düştüğünü savunanlar, İsrail’in “tükürdüğünü yalaması”nın ardından utanıyorlar mıdır?

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir