İslam karşıtı Avrupa’nın soykırım karnesi -4-

Avrupa’nın soykırım karnesi yazı dizimizin sonuna geldik. Şunu bir kez daha ifade etmiş olduk ki her nisan ayında, “sözde Ermeni soykırımı” yalanlarıyla Türkiye’yi suçlayan Avrupa ve türevleri, kendi kara tarihleriyle yüzleşmekten korkup, başkalarını hedef göstermenin gayretinde olmuş ve olmaya devam ediyor.

Bu yazımızda Balkanlarda Türklere uygulanan soykırımlarla devam edip, Rusya’nın uyguladığı katliamlarla bitirelim. 1970 ve 1989 yılları arasında Bulgar hükümeti Bulgarlaştırma adı altında ülkede yaşayan 1,5 milyon Türk’e karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı. Ülkede yaşayan 310 bin Türk’ün isimleri polis zoruyla Bulgar ve Hristiyan isimleri ile değiştirildi.

Türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki Türk filolojisi bölümleri, Türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı.  Öyle ki çocukların sünnet ettirilmesi bile yasaklandı.  Mezar taşlarının üzerindeki Türkçe isimler nedeniyle o mezarlar yıkıldı, talan edildi. Irkçılık öyle ileri boyutla taşındı ki Türklerin, Türk motifli giysiler giymeleri de yasaklandı. O dönem bu baskılara dayanamayıp protesto gösteri yapan Türklerin üzerine askeri birliklerce ateş açıldı. Bin Türk, Belene’deki toplama kampına gönderildi. Baskıların giderek artması sonucu 360 bin Türk, zorunlu olarak Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı.

Daha önceki yazılarımızda yer verdiğimi ama eksik kalan kısmını burada tamamlamamız gereken ABD’nin soykırımlarından biri de Irak Felluce soykırımıdır. Felluce’de bin 500 sivil sokaklarda öldürülüp çürümeye terk edildi. 250 bin kişi bölgeden sürüldü. Bununla yetinmeyen ABD, Irak’a özgürlük getirme bahanesiyle 100 binin üstünde sivil halkı katletti. Fransız, İngiliz ve Almanlar başta olmak üzere bütün Avrupa Birliği ülkeleri Felluce Soykırımı karşısında kayıtsız kalıp, dillerini yuttu.

Peki, Doğu Türkistan’da neler yaşandı? Elbet de Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı soykırım unutulamaz! Çinlilerin 1750’den bu yana Doğu Türkistan Türklerine karşı uyguladıkları soykırımlar neticesinde milyonlarca Türk katledildi. Bugün bölgede en az 50 milyon Türk yaşaması gerekirken, resmi rakamlara göre 11 milyon, gayri resmi rakamlara göre ise 20 milyon ile 30 milyon civarında Türk yaşamakta. Her yıl Doğu Türkistan’da yaşanan baskı ve zülüm gündeme geliyor ama hiçbir çözüm üretilemiyor.

Çinliler bunu yapınca Sırplar ve Hırvatlar geri kalır mı? Boşnaklara uygulanan soykırımlar tarihinin kara sayfalarında yerini aldı. Yugoslavya iç savaşçılarında Sırp ve Hırvatlar tarafından 250 bin Boşnak vahşice katledildi. On binlerce Boşnak tecavüze uğradı, yüz binlercesi başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. (Burada Alexandra Cavelius’un Leyla romanını okumanızı tavsiye ederim).

Ve son olarak, son olmasını umut ederek Rusya’nın uyguladığı katliamlarda Lenin, 1917 ve 1920 yılları arasında 30 bin muhalifi infaz ettirdi. 1944 yılında Rusya, Çeçen, İngiş, Karaçay, Malkarlar ile Kırım Türklerini trenlere bindirerek Sibirya ve Kazakistan’a sürgün etti.  Bu sürgünde 500 bini aşkın Müslüman Türk, yollarda öldü.

Komünist rejim döneminde Türk soyundan gelen Kazak, Karatay, Çeçen, Noyan, Azeri, Türkmen ve Kırgız boylarından milyonlarca Türk ve Müslüman katledildi. Rusya devlet başkanı Leonid Brejnev, 1979’da Afganistan’ı işgal ederek direnen 1,5 milyon Afganın ölmesine neden oldu. Rusya Federasyonu’nun Çeçenistan’a yaptığı saldırılarda da 200 binin üzerinde sivilin katledildiği kayıtlara geçti.

Dönüp geriye bakınca Avrupa, Amerika, Çin, İsrail, Fransa, İngiltere gibi birçok ülkenin soykırım ve katliamlarla kendi kara tarihini oluşturduğunu görüyoruz. Kendi tarihleriyle yüzleşmekten korkanlar, başkalarını suçlayarak deve misali kafalarını kuma gömüyor ama bedenleri onları ele veriyor.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir