Hani AK Parti’ye güven oylamasıydı?

12 Eylül Referandumu’nun AK Parti için bir ‘güven oylaması’ olduğunu her fırsatta ileri süren ‘hayır cephesi’ 12 Eylül akşamı bundan geri adım attı. Referandum sonrası açıklama yapan Kılıçdaroğlu, referandumdan çıkan sonucun AK Parti’ye verilmiş oy olmadığını söyledi.

Bunları söylerken de Başbakan Erdoğan’ı haklı çıkardı. Başbakan konuşmalarında şunu söylüyordu: “Bunlar (CHP) akşam başka, sabah başka.” Evet, aynen öyle oldu, Kılıçdaroğlu, gece yarısına yakın bir saatte yaptığı referandum değerlendirmesinde “akşam başka sabah başka” olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bir gün önce “Bu bir AK Parti’ye güven oylamasıdır” diyen Kılıçdaroğlu, gece yarısı “Bu, AK Parti’ye verilmiş oy değildir” diyebildi. Sayın Kılıçdaroğlu, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Bir lider öncelikle durduğu yeri bilmelidir. Rüzgâr nereden esiyorsa, söğüt dalı gibi oraya eğilmemelidir. Eğer bir iddiada bulunuyorsanız bunu sonuna kadar sürdürün. Yok, eğer akşam başka, sabah başka olacaksanız hiç elinize yüzünüze bulaştırmayın. Sonra kullanacak oy’unuz bile olmaz. Milletin ‘maskarası’ olursunuz.

Siyaset ciddiyet ister, tutarlılık ister. Ne oldu peki bunca emeğe? Twitter abla sokağında halaylar çekiliyor şimdi. Oysa günler öncesinden Zaman gazetesinde çıkan haberde Kılıçdaroğlu’nun ‘hayır’ oyu kullanamayacağı yazılmıştı. Peki, Kılıçdaroğlu’na danışman tahsis edilmedi mi? Her fırsatta, Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarını eleştiren ve “Başbakan’ın danışmaları ne iş yapar?” diye soran Kılıçdaroğlu’na biz de soralım.

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanının danışmanları ne iş yaparlar? Yoksa CHP’de Zaman gazetesi ‘yandaş’ diye boykot mu ediliyor? “Yeni öğrendim” dediğiniz mevzuların günler öncesinden yazıldığına dikkat buyurmaz mısınız? Siz, günübirlik mi çalışırsınız? Bundan sonra danışmanlarınıza güvenir misiniz onu bilemem. Ama şunu unutmayın ki siz millete de güvenmemiştiniz. İşte millete güvenemediğiniz gibi, bundan sonra partinizdeki danışmanlara da birer ayak mesafeyle yaklaşacaksınız.

Artık yapmanız gerekenlere bakıp, bunlardan ders çıkarmalısınız. Yeni bir lider olarak o koltuğa oturdunuz. Gözünüzün yaşına bakmazlar vallahi. Nitekim “Değişmez genel başkanınızı” bile o koltuktan edebilecek bir ‘güç’ partinizde mevcuttur. Referandum sonrası açıklama yaparken titriyordunuz. O koltuk, titreyenleri sevmez. Ne zaman ki titremeye başladınız, o zaman bilin ki kaybetmek üzeresinizdir.

Şunu da unutmayın, referandumdan çıkan yüzde 42’lik bir ‘hayır’ kararı size ait değildir. Bunların dağılımını adaletli yapın ve herkese paylaştırın. Sakın ha, MHP’nin sessiz kalarak ‘hayır’ demesini de unutmayın!

CHP’nin değerli danışmanlarına da bir hatırlatma yapalım. Basında çıkan haberleri ve köşe yazılarını iyi takip ediniz. Çiçeği burnunda başkanınızı bilgilendirin. Olur ya yanlışlıkla(!) 2011 seçimlerinde MHP veya BDP ile seçim işbirliği yaparsınız. (Geçmişte SHP’nin yaptığı gibi) Sonuçlar zuhur ettiğinde bu defa da “Benim haberim yoktu” nutukları tutmaz, kimse de buna kanmaz.

Şimdi herkesin şapkasını önüne koyup, yanlışlarını görme zamanı gelmiştir. Bundan sonraki sivil anayasa çalışmalarına hızlı bir şekilde başlanmalıdır. 12 Eylül günü halkın sandıklara yansıyan iradesi, demokrasi yolculuğuna devam edilmesi yönünde olmuştur. Dolayısıyla ‘hayır’cılar da ‘evet’çiler de artık uzlaşma zemini oluşturmalıdır. Milletin kararına saygı duymayanların hali ortadadır. Bunu görmemek için kör, duymamak için de sağır olmak gerekir.

Unutulanlar: Aman ha! 2011 seçimleri yaklaşıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikametgâh naklini birisi Ankara’ya aldırsın. Referandumda ‘hayır’dan kendisi için hayır gelmedi. Olur ya, 2011 seçimlerinde belki bir oyla milletvekili olma şansını elde eder ya da kaçırır. Allah muhafaza!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir