Halkım terörün bitirileceğinden umutlu ancak…

Araştırma şirketi Konsensus, yaptığı ankette bin 500 kişiye terör olaylarını ve Kürt sorunu ile ilgili konuları sordu. Aldığı cevap ise halkın terör sorunun bitirilmesi yönünde umutlu olduğunu gösteriyor. Fakat siyasetçiler bu kadar umutlu mu? Onu bilmiyoruz!

Aslında halkın umutlu olması siyasetçilerin de umutlanması ve destek bulması anlamına geliyor. Ancak gel görkü bazı siyaset odakları terör sorundan beslenerek kendine siyasi rant sağlıyor. Durum böyle olunca da bu kangrenleşmiş sorun bir türlü çözülmüyor. İşte yıllardır tartışılan ve tartışmaya devam ettiğimiz terör sorunu ve diğer meseleler hakkında halkın görüşleri:

Ankete katılan her dört kişiden biri 5 yıl içerisinde terörün biteceğinden umutlu gözüküyor. Bu beş yılın altında da sanırım üç yılın seçimlerle geçeceği ve geri kalan iki yılda da yeni yol haritaları belirleneceği düşüncesi yer almalı ki beş yıllık bir zaman dilimi öngörülüyor.

Konsensus’un soruları arasında CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılma olayı da yer alıyor. Araştırma şirketi, “Sizce, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün gerçekten PKK tarafından kaçırıldı mı, yoksa bu kaçırılma Hüseyin Aygün’ün düzenlediği bir oyun muydu” sorusunu yöneltti. Ankete katılanların yüzde 58,6’sı bunun “Aygün’ün oyunu” olduğu yönünde görüş bildirdi. Kürtçe’nin bütünüyle ana dil olduğu okulların açılması konusunda halktan vize çıkmadı. Yüzde 82’lik kısım buna “hayır” cevabı verdi.

Türkiye’de terörün hortlamasının en önemli iki nedeni olarak yüzde 43’lük kesim Suriye’yi adres gösterirken, ikinci neden olarak da yüzde 42 ile BDP gösterildi. Tabii bunların ardından da ABD geliyor. Her zaman olduğu gibi… Ancak çözüm noktasında yine siyasi partilerin kapatılması isteniyor. Bu da aslında BDP’nin şu anda yapmak istediğini gösteriyor. Bir anlamda BDP şu an amacına doğru halkı “ikna etmiş” durumda. Terörün çözümü için BDP’nin kapatılması, Silahlı mücadele ve Güneydoğu illerinde sıkıyönetim ilanı çözüm olarak belirtilmiş. Yani 90’ların kafası ile terör sorununu çözmek istiyoruz. Ancak bunun çözüm olmadığını gördük.

Bunların üçünü alt alta sıraladığınız zaman belirtilen başlıklar çatışmanın da nedenleri olarak görülüyor. Terörle mücadele konusunda (kararsızlar dâhil edilmediği takdirde) hükümetin karnesi pek parlak değil. Araştırmaya katılanlar hükümeti “başarısız” görüyor. Özellikle son aylarda gelen şehit cenazeleri bunda etkili oldu.

Bugün gerek iktidar gerekse askeri kanat arasında var olan uyumun, iktidar ve muhalefet arasında da sağlanması gerek. Çünkü terör sorunu tüm Türkiye’nin sorunudur. Eğer bu sorunda -ki Başbakan her zaman söylüyor- BDP siyasi uzantılık yaparak terör örgütünün yanında yer almak istiyorsa iktidar ve diğer muhalefet partilerinin bir araya gelip, birlikte çözüm üretmeleri şart. Bu sorun bir milletvekili maaşına yapılan düzenleme veya alınmak istenen erken seçim kararı kadar önemsiz mi ki bir araya gelinemiyor? Eğer bir araya gelinemiyorsa yukarıda belirttiğimiz gibi burada başka niyetler vardır. Ve o niyetler kimseye fayda sağlamaz. Gencecik Mehmetçikler şehit düşüp, ocaklar ateşle kavrulunca kim, ne elde edebilir?

Sadece teröristlerle kucaklaşan ve onları sürekli afişe edip birilerini sevindirenlerin ekmeğine yağ sürülmüş olur!

Halkım terörün bitirileceğinden umutlu ancak…

Araştırma şirketi Konsensus, yaptığı ankette bin 500 kişiye terör olaylarını ve Kürt sorunu ile ilgili konuları sordu. Aldığı cevap ise halkın terör sorunun bitirilmesi yönünde umutlu olduğunu gösteriyor. Fakat siyasetçiler bu kadar umutlu mu? Onu bilmiyoruz!

Aslında halkın umutlu olması siyasetçilerin de umutlanması ve destek bulması anlamına geliyor. Ancak gel görkü bazı siyaset odakları terör sorundan beslenerek kendine siyasi rant sağlıyor. Durum böyle olunca da bu kangrenleşmiş sorun bir türlü çözülmüyor. İşte yıllardır tartışılan ve tartışmaya devam ettiğimiz terör sorunu ve diğer meseleler hakkında halkın görüşleri:

Ankete katılan her dört kişiden biri 5 yıl içerisinde terörün biteceğinden umutlu gözüküyor. Bu beş yılın altında da sanırım üç yılın seçimlerle geçeceği ve geri kalan iki yılda da yeni yol haritaları belirleneceği düşüncesi yer almalı ki beş yıllık bir zaman dilimi öngörülüyor.

Konsensus’un soruları arasında CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılma olayı da yer alıyor. Araştırma şirketi, “Sizce, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün gerçekten PKK tarafından kaçırıldı mı, yoksa bu kaçırılma Hüseyin Aygün’ün düzenlediği bir oyun muydu” sorusunu yöneltti. Ankete katılanların yüzde 58,6’sı bunun “Aygün’ün oyunu” olduğu yönünde görüş bildirdi. Kürtçe’nin bütünüyle ana dil olduğu okulların açılması konusunda halktan vize çıkmadı. Yüzde 82’lik kısım buna “hayır” cevabı verdi.

Türkiye’de terörün hortlamasının en önemli iki nedeni olarak yüzde 43’lük kesim Suriye’yi adres gösterirken, ikinci neden olarak da yüzde 42 ile BDP gösterildi. Tabii bunların ardından da ABD geliyor. Her zaman olduğu gibi… Ancak çözüm noktasında yine siyasi partilerin kapatılması isteniyor. Bu da aslında BDP’nin şu anda yapmak istediğini gösteriyor. Bir anlamda BDP şu an amacına doğru halkı “ikna etmiş” durumda. Terörün çözümü için BDP’nin kapatılması, Silahlı mücadele ve Güneydoğu illerinde sıkıyönetim ilanı çözüm olarak belirtilmiş. Yani 90’ların kafası ile terör sorununu çözmek istiyoruz. Ancak bunun çözüm olmadığını gördük.

Bunların üçünü alt alta sıraladığınız zaman belirtilen başlıklar çatışmanın da nedenleri olarak görülüyor. Terörle mücadele konusunda (kararsızlar dâhil edilmediği takdirde) hükümetin karnesi pek parlak değil. Araştırmaya katılanlar hükümeti “başarısız” görüyor. Özellikle son aylarda gelen şehit cenazeleri bunda etkili oldu.

Bugün gerek iktidar gerekse askeri kanat arasında var olan uyumun, iktidar ve muhalefet arasında da sağlanması gerek. Çünkü terör sorunu tüm Türkiye’nin sorunudur. Eğer bu sorunda -ki Başbakan her zaman söylüyor- BDP siyasi uzantılık yaparak terör örgütünün yanında yer almak istiyorsa iktidar ve diğer muhalefet partilerinin bir araya gelip, birlikte çözüm üretmeleri şart. Bu sorun bir milletvekili maaşına yapılan düzenleme veya alınmak istenen erken seçim kararı kadar önemsiz mi ki bir araya gelinemiyor? Eğer bir araya gelinemiyorsa yukarıda belirttiğimiz gibi burada başka niyetler vardır. Ve o niyetler kimseye fayda sağlamaz. Gencecik Mehmetçikler şehit düşüp, ocaklar ateşle kavrulunca kim, ne elde edebilir?

Sadece teröristlerle kucaklaşan ve onları sürekli afişe edip birilerini sevindirenlerin ekmeğine yağ sürülmüş olur!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir