Hadi kapışın bakalım!

12 Eylül Referandumu akşamı bir taraf sevinirken diğer taraf üzüldü. Sevinen taraf AK Parti ve AK Parti’yi destekleyenler oldu. Üzülen tarafta ise birçok isim vardı: CHP, MHP, DSP, DP, TKP, İP, YARSAV, HSYK vb. “Referandumda kim kaybetti, kim kazandı” analizleri yapıldı…

12 Eylül akşamı ‘Hayır’ cephesinde yüzde 42 kapışması başladı. “Cepheyi” oluşturanlar ‘pasta’dan kendilerine düşen payı almaya kalkışınca ortalık gerildi. Gerginliği ilk başlatan CHP ve MHP oldu. Yukarıda ‘üzülen taraflar’ diye sıraladığımızda onların içine CHP ve BDP’yi de kattım. Aslında CHP, çıkan yüzde 42’lik sonuçtan ‘memnunmuş’ görüntüsü veriyordu ta ki, MHP “Yüzde 42’de bizim payımız çoktur” diyene kadar.

MHP bunu söyleyince CHP de “Hadi canım, bunca ili ben gezdim, onca azarı ben işittim, boyum soyum dillerde gezdi, sen ise sustun. Şimdi de yüzde 42’ye ortak oluyorsun” demeye çalıştı. BDP ise, ‘boykot’ çağrılarına rağmen seçmeninin önemli bir kısmına boykotu uygulattıramadı. BDP seçmeninden oy kullananların tamamına yakını ‘evet’ dedi.

Durum böyle olunca, BDP’nin yaptığı ‘boykot’ AK Parti’nin ‘evet’ oylarının oranını düşürmüş oldu. BDP de bu duruma “sevindi.” Ancak umduğunu bulamadı. BDP şunu planlıyordu: “Referandumda ‘evet’ ve ‘hayır’ oylarının oranı birbirine yakın olarak sonuçlanırsa, burada bizim önemimiz anlaşılacak.” Ancak tutmadı…!

Referandum sonuçlarının açıklandığı 12 Eylül Pazar akşamı CHP ve MHP yüzde 42’yi paylaşmaya çalıştı fakat bu paylaşma yerini tartışmaya bıraktı. Şimdi bu aktörlere bir de DSP Genel Başkanı Masum Türker katıldı ve dedi ki, “Hayır oylarının yüzde 6 - 6,5’u bizim.” ‘Hayır’ cephesinden açıklama yapan her lider işimizi daha da zorlaştırıyor. Çünkü hesaplamalarımızdan memnun olmuyorlar.

Şimdi bir hesap yapalım bakalım yüzde 42’den kime ne düşüyor. ‘Hayır’ oylarının yüzde 25’i CHP’nin, yüzde 6’sı DSP’nin, yüzde 2’si DP’nin diyelim… Ahmet Özal’ın açıklamasına göre ‘hayır’ oylarında DP’nin payı yüzde 2. Bu durumda MHP’nin oyu yüzde 9 oluyor.

Ancak şöyle de bir durum var: ‘Hayır’ cephesinde sadece bunlar yoktu. TKP ve İşçi Partisi de vardı. Bunun yanı sıra yukarıda saydığımız diğer aktörlerin de payı var. Bunları “yok saysanız” bile MHP’nin oyu yüzde 9 çıkıyor. Bu ‘korkutucu’ rakam hakkında MHP ne düşünüyor acaba?

Dedim ya ‘Hayır’ cephesindeki liderlerin yaptığı açıklamalar işimizi zorlaştırıyor diye. MHP ve MHP seçmeni bu hesaplamalara çok kızacak biliyorum. Hele bir de CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’in açıklamasına bakarak hesaplarsak, MHP ‘bitti’ demektir. Şimşek,  referandum sonrası yaptığı açıklamada CHP’nin oylarının yüzde 40’lara yaklaştığını söylemişti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmasıyla oylarının arttığını ileri süren Şimşek,  Bu seçimle (referandum) CHP’nin oylarının yüzde 36-37 olduğunu iddia ediyor.

Eğer yüzde 36’yı baz alırsak yüzde 42’den geriye yüzde 6 kalıyor. Ee, bunu kime paylaştıralım! Bir de Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker’in ‘paylaştırmasına’ bakalım. DSP’nin ‘hayır’ oylarındaki katkısının yüzde 6-6,5 civarında olduğunu iddia eden Türker, MHP’nin ‘hayır’ oylarının içindeki katkısını ise yüzde 10 olarak ifade ediyor.

Masum Türker, CHP’nin oy oranını da yüzde 23-24 civarında olduğunu ileri sürüyor. Böyle olunca da CHP yüzde 24, MHP yüzde 10, DSP yüzde 6, DP yüzde 2 oluyor. Yine benim hesaba yakın bir sonuç çıkıyor ancak ‘Hayır’ cephesindeki diğer aktörlere pay verilmiyor.

Unutulanlar: Sadece partiler değil bunların yanı sıra sendikaların da ‘hayır’daki katkısını düşünürsek, ‘hayır’cıların önlerine boş bir kâğıt koyarak bir liste yapmaları gerekir. Ondan sonra da çıkan yüzde 42’yi kapışın bakalım.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir