Gittiğin günden daha coşkuluydun bugün

Tarihler 31 Mayıs’ı gösteriyordu. Mavi denizlerde bir gelin gibi bezenmiş, süzüle süzüle akıp gidiyordun insanlık ve özgürlük adına.

Gecenin karanlığında kanını akıttılar şehitlerinin. Mavi denizlere al kanlar karıştı. Şehitler ise birer birer uzandı. Rotan belli idi ‘Filistin’, yükün ağır idi ‘İnsanlık.’ İnsanlık kampanyası başlatarak çıkmıştın yola! Bir gece vakti silah sesleriyle uyandın. İsrail saldırısına uğradın.

“Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” kampanyası düzenleyerek Gazze’ye yardım götüren ‘Mavi Marmara’ gemisi, 31 Mayıs tarihinde İsrailli askerler tarafından hain bir saldırıya uğramış ve 9 Türk şehit edilmişti. O gün İsrail’in saldırısına uğrayan ‘Mavi Marmara’ gemisi, dün İstanbul’a döndü. Özgürlük ve mücadelenin simgesi haline gelen ‘Mavi Marmara’ gemisi, İstanbul’a gelirken şehitlerin isimleri birer birer okunarak, onlara “hoş geldiniz” denildi.

Giderken coşkuyla uğurlanan ‘Mavi Marmara’, döndüğünde ise çok daha coşkuyla karşılandı. Geminin İstanbul’a gelmesini ‘Mavi Marmara’ şarkısını söyleyerek karşılayan vatandaşlar, o günkü gönüllüleri bugün de yalnız bırakmadı. Sinan Sami’nin şarkı sözleri çok şeyi anlatıyordu aslında: “Marmara gemisini gönderdik Filistin’e. Birden bire ne oldu gemi güvertesine? Silahsız insanların mermi yağdı üstüne. İsrail askerleri ateş etti hepsine…”

Geminin limana yanaştığı esnada, törene katılan ve gemiyi ziyaret edenlerin gözyaşlarını tutamadığını da TV ekranlarından izledik. Bir tarafta ‘Mavi Marmara’ gemisinin üzerine resimleri asılan 9 şehit; diğer tarafta da ablukaya maruz kalmaya devam eden Gazzeli mazlumlar vardı. Türk ve Filistin bayrakları kardeşçe sallanarak, “Kahrolsun İsrail” sloganları atıldı. Baloncuklar gökyüzüne özgürlük adına bir kez daha uçuruldu.

Gemiyi görebilmek için vatandaşlar birbirleriyle adeta yarıştı. O gün olduğu gibi bugün de Sarayburnu’nda düzenlenen karşılama törenine çok sayıda insan katıldı. Karşılama törenine birçok ilden otobüsler kaldırıldığı ve 50 farklı ülkeden aktivistin İstanbul’a geldiği bildirildi. Şimdi biraz geçmişe giderek o günleri hatırlayalım.

‘Mavi Marmara’ gemisi saldırıya uğradığında Yusuf’un kanaryasını yazmıştık. Okurlarım hatırlayacaktır. İsrail askerlerinin bir Kanarya’ya bile tahammül edemediğini anlatmıştık. Yaşı henüz 6 olan Yusuf, Filistin’i anlatan “Kanarya” filmini izler ve ondan etkilenir. Özgürlüğün ne demek olduğunu çocuk yaşta anlamaya çalışırken, Gazze için pır pır eden yüreğiyle bir teklifte bulunur. Yusuf, Kanarya’sını ‘özgürlük’ adına Gazzeli çocuklara hediye eder.

Hediyesini hazırlayan Yusuf, Kanarya’sını uğurlarken, onu Gazze gönüllüsü Musa Çuhaş’a emanet eder. Kanarya’nın başına bir de ‘Gazze’ ismi eklenir. Gazze adlı Kanarya, Filistin’e gidecek ve kafesinden çıkıp bir yetimin avuçlarında özgürce ötecekti… Kervan yükünü alıp, rotayı Gazze’ye çevirir. Kafiledekiler tarafından özel ilgi gören Kanarya, Nuh’un Gemisi’ndeki yerini almıştır artık…

Mavi Marmara ilerlerken, ‘Gazze’ adlı Kanarya da o güzel sesiyle özgürlük çağrılarını yineler durur. Ta ki, ‘yılanlar’ gemiyi ‘delinceye’ kadar. Kanarya’nın emanetçisi bir gece ansızın ‘yılanlar’ın ısırmasına maruz kalır. Hepsi zehrini iğnesine toplamış saldırıyor. Musa Çuhaş ise göğsüne saplanmış hain mermiye rağmen, sanki kuyudaki Yusuf’u kurtarırcasına, seslenir durur: “Kanarya nerede, Kanarya’ya ne oldu?” Çok geçmeden Yusuf’un emanetinin kaybedildiği anlaşılır…

Yazımızı daha fazla uzatmadan İstanbul’daki coşkunun, Gazze için özgürlük ifadesi olduğunu belirtmeliyim. O gün şehit olan vatandaşlarımıza bugün bir kez daha rahmet diliyoruz.

Unutulanlar: Dün şehit edilen Furkanların ve öldürülen Kanaryaların yerine, insanlık için bugün yüzlercesi yaşıyor. O gün kaybedilen emanetler bugün yeniden kazanılıyor.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir