Girişimci nasıl olunur?

Aşkınız, hayaliniz varsa girişimcilik ruhunuz da var demektir. Çünkü girişimcilik büyük bir değerdir. Önce hayal edersiniz, sonra onu bilgiyle ete kemiğe büründürürsünüz. Girişimcilikte hayal kurmak bilgiden daha önemlidir.  Kalbinizle hissedip, istek duyduğunuz zaman başarılı olursunuz.

Bundan 16 yıl önce, 2003’te Türkiye’nin tanınmış girişimcilerinden ve benim de ilk patronum olan Ataman Özbay’ın girişimcilik ruhunu anlamaya çalışmıştım. Fabrikasında her işe gittiğim gün iş ahlakını, iş yerinde dürüst olmayı, işçiye değer vermeyi, işi önemsemeyi o dönemler ilk defa yaşayarak öğrenmeye başlamıştım.

Şimdi geriye dönüp baktığımızda yukarıda bahsettiğim değerler, farklı iş yerlerinde çalışıp, bin bir çeşit insan sureti ile karşılaşıp, tecrübe edindikçe her birimiz için daha fazla anlam ifade ediyordur.

Kazanmak için zorluklara göğüs germenin, dürüst olmanın, hayal kurmanın ve mücadele ruhunu her zaman diri tutmanın önemli olduğuna inanmışımdır. 9-10 ürünün mucidi olan, 65 ülkeye ihracat yapan, iki yıl boyunca patronum, yüzlerce kişiye ise yıllarca ekmek kapısı olan bir girişimcinin uygulamaya koyduğu her bir eylemin arka planında aslında bunlar yatıyordu.

Öyleyse özendiğimiz hayatları, beğendiğimiz milyonerleri, örnek almış olduğumuz mucitleri anlamak ve hedeflediğimiz bir geleceği inşa etmek için kalbimizle hissedip, hayal gücümüzle mücadele ruhunu devreye sokmamız gerektiğini söylemek yanlış olmasa gerek.

Elbet de burada kendimizi ne kadar ciddiye aldığımız önemlidir. Her birey aynı zamanda birer girişimci adayıdır. Girişimciliğin en temel kuralı ise; doğru kararlar, tecrübe, bu süreçte almış olduğunuz yanlış kararlardan çıkardığınız dersler ve dürüst davranışınızdır.

Aslında her birimiz farklı alanlarda birer girişimci olduğumuzun farkına varmalıyız. İşimizi aşkla yaptığımızda bu başarının kaçınılmaz olduğunu göreceğiz. Fakirlik, yoksulluk, imkânsızlık insanlar için bir imtihandır ama bahane değildir.

Hayatın zorluklarıyla mücadele edenler ileride yaşayabilecekleri her türlü zorluğa alışkındırlar aslında. Ama zengin bir hayata merhaba diyenler, ileride daha düşük bir hayat şartlarıyla karşı karşıya kalınca, mücadele gücünü kaybedip büyük bir hayal kırıklığı yaşayabiliyor.

Unutmayalım ki hayatımızdaki zorluklar bizleri başarıya götürecek olan zorluklardır. İşimizde, yaşantımızda dürüst olduğumuz zaman er ya da geç başarı kaçınılmazdır. Bizim patronumuz işimiz olmalı. Bunun için işimizi sevmesek de aldığımız ücret, evimize götürdüğümüz her bir lokma yiyecek için, o işe kendimizi vermemiz gerekiyor. Çünkü her insan ilk önce kendini temsil ediyor. Kendini temsil edemeyen, çalıştığı kurumu, vekâletini aldığı işverenini de başarıyla temsil edemez.

Yaptığımız işin en iyisini ortaya koymak sadece para ile değil, aynı zamanda aşk ile mümkündür. Eğer yaptığımız işten zevk almıyorsak, bize emanet edilene sadık kalamıyoruz demektir.

Girişimciliğin meyvesi yaşadığımız hayatın içinden çıkıyor. Doğru karar, tecrübe ve hayattaki yanlış kararlar bize girişimciliği getirir. Dürüstlük, mücadele ruhu ise bizi başarıya götürür. Ne kadar mücadele ederseniz o kadar yol alırsınız. Eğer mücadele ruhunu kaybederseniz o zaman hiçbir şey olamazsınız.

Bugün yaşanan savrulmalar hangi alanda olursa olsun, mücadele ruhunun kaybedilmesindendir. Hayatta sevgi ve saygı vazgeçilmezdir. Karşılıksız iyilik yapmak aslında birer kazançtır. Yalan ve sahtekârlık en büyük düşmanlardandır. En büyük sosyal yapı sizin hayatınızdır. En büyük girişimci ise sizin kendiniz olmak, hayal kurmanız ve mücadele etmenizdir.

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir