Fatmagül’ün ‘Suçu’ belli de, I.S.’nin suçu neydi?

Dizi kültürünün ‘gelişmiş’ olduğu Türkiye’de her sezon onlarca yeni dizi oynatılıyor. Dizilerin veya filmlerin bir kısmında seyircilerin duyguları sömürülüp, insanlarla alay ediliyor.

İşte bunlardan bir tanesi olan “Fatmagül’ün suçu ne” adlı dizideki tecavüz sahnesine yoğun tepki var. Geçtiğimiz hafta birçok yazı yazıldı bunun üzerine. Bu diziye gelen tepkilerden dolayı o kanalın mensupları, o diziyi ‘sevenler’, o medyayı ‘destekleyenler’; başka bir dizi örneğiyle karşılık verdiler. Bu defa işin içine Başbakan’ı da sokarak, “Başbakan bu dizideki eşcinsellik sahnesine ne diyecek?” şeklinde sorular yönelttiler…

İki cephe oluşturmayı sevdiğimiz buradan belli ki, “ahlaksızlığa” karşılık başka bir “ahlaksızlıkla” ‘savunma’ yapılıyor. Oysa ‘eşcinsel, tecavüzcü ve tecavüze uğrayan’ gibi karakterlerin bulunduğu dizi ve filmlerin çocuklar üzerindeki etkileri az çok biliniyor. O sahnelerdeki ‘iyi’ ya da ‘kötü’nün ne olduğunun ayrımına varamayan çocuklar, bir zaman sonra bu eylemleri tekrarlıyorlar! Bunların çok daha kötü sonuçlarından biri de ‘Ensest’ ilişkiyi başlatabiliyor olması.(Bu konuda yazdığım 4-5 makalede, o iğrenç olguyu işlemiştim.)

Ebeveynlerin, çocukların ruh ve beden sağlığını korumaları için “cinsel, eşcinsel içerikli dizi ya da filmlerden” özenle çocuklarını uzak tutmaları gerektiği her fırsatta söyleniyor; fakat buna rağmen çocuklara bunlar izlettiriliyor. Bunların çocuklarımızın geleceğini, ruh ve beden sağlığını tehlikeye attığının farkına varalım lütfen! Bu rolleri topluma endirekt olarak aşılayanların aşağıdaki örnekte de sorumluluğu vardır!

23 Eylül akşamı saatler 23.00’ü gösterdiğinde telefonum çalıyor. Arayan, Aksaray’daki öğretmenlik yapan arkadaşlarımdan birisiydi. Önce hal hatır sorup ardından “Burada yaşanan olayı duydun mu?” sorusuyla karşı karşıya kalıyorum. Cevabım “Hayır, duymadım…” Ve merak edip, arkadaşımdan olayı anlatmasını istiyorum…

Arkadaşımdan aldığım bilgiye göre, Aksaray’ın Sultanhanı kasabasında, Sultanhanı Yunus Emre İlköğretim Okulu 3. sınıf kız öğrencisi I. S. akşam saatlerinde ‘yapıştırıcı’ almak üzere evinden çıkıp bakkala gidiyor. Bu esnada karşısına kırmızı motosikletli 20-22 yaşlarında bir erkek çıkıyor. I.S.’ye “Seni annene götüreyim” deyip, I.S.’yi motosikletine bindiriyor. Sonra motosikletle I.S.’yi Sultanhanı kasabasındaki eski bir ‘değirmen mevkiine’ götürüyor. Motosikletli şahıs ve bir başka kişinin de gelmesiyle 9 yaşındaki I.S.’ye tecavüz ediliyor.

Daha sonra kız çocuğu I.S. kan ve gözyaşı içinde eve gelerek ailesine durumu anlatıyor. I.S. önce Aksaray Devlet Hastanesi’ne götürülüyor. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından, jandarma ekipleri de I.S.’nin ifadesine başvuruyor. Oradaki işlemlerin ardından I.S. ve ailesi Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi’ne geliyor…

Telefon görüşmemden sonra bu haberi GOOGLE’da arattığımda, yazılan haberlerdeki bazı ifadelerin aldığım bilgileri doğrulamadığını gördüm. Bulduğum haberlerde,“Aksaray’da Sultanhanı İ.O. 2. sınıf öğrencisi 8 yaşındaki I.S. okuldan çıktıktan sonra…” ifadeleri vardı. Bana verilen bilgide ise “I.S. 3’üncü sınıf öğrencisi ve 9 yaşında. Okulun adı: Sultanhanı Yunus Emre İ.O. Ayrıca okuldaki derslerin bitiş saati 15.00…”

İşte dizilerimizdeki rollere de ‘özenerek’ kendilerini ‘kahraman’ olarak gören bu sapıkların, 9 yaşındaki evlatlarımıza tecavüz edip, minik yavruların hayatını karartacak kadar vicdansız olduklarını görüyoruz. Buna rağmen hâlâ bu toplumu ‘yozlaştırmaya’ yönelik dizi ve filmlerle karşı karşıyayız!

Yine aldığım bilgiye göre, aynı gün okul çıkış saatlerinde bir motosikletlinin yine o okul çevresinde görüldüğü ve öğrencilere “Taş Ocağı nerede, beni oraya götürür müsünüz?” türü sorular sorarak, çocukların kandırılmaya çalışıldığı ifade ediliyor. (Aldığım son bilgilere göre, 22 Eylül günü, Sultanhanı’da 18-19 yaşlarında 2, dün de bu olayla ilgili bir şüpheli yakalanmış!)

Unutulanlar: Sanatları uğruna dizi ya da filmlerde “o tür rolleri” üstlenenlerin (dizideki Fatmagüllerin) ‘suçları’ aslında belli. Çünkü o rolleri ‘isteyerek, meşhur olmak için’ yapıyorlar! Sanat için soyunanların ‘suçu’ meşhur olmak ise; peki, I.S.’nin suçu neydi? Bir de şunu unutmayın, çocuklarınıza ‘yabancılardan’ gelebilecek tüm tehlikeleri anlatınız!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir