Ey insan, kaç “numara” olduğunu hiç merak ettin mi?

İnsan ve numara ilişkisini lügatimizdeki “10 numara insan” kavramsalıyla tanımlamayı çok seviyoruz. Çünkü “10 numara insan” tanımı gurur okşuyor, övgü alıyor, saygı görüyor zannediliyor. Hal böyle olunca hemen hepimizin tercihi bu “övgüye” mazhar olmaktan yana duruyor.

Bu yazının başlığına baktığınızda 10 numara insanın özelliklerini anlatacağımı düşünüyor olabilirsiniz. O halde hep birlikte makaleyi sonuna kadar okuyalım ve bakalım kaç numarayız.

Bu makale insan ve numara arasındaki ilişkiyi ne İslami açıdan anlamlandırılan örnekler ne de bilimsel çalışmalardaki eşleştirmelerden yapacağız. Bu makalemizde insan ve numara arasındaki ilişkiyi tamamen günlük yaşantımızdan, hayatımızdaki uygulamalardan ele alacağız.

2000 yılı öncesi doğumlu bireyler ile özdeşleşen numara olayını ilk tecrübe ettiğimiz olay Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı’ndaki “Seri No, Cilt No, Aile Sıra No, Sıra No” şeklindeydi. T.C kimlik numarası henüz uygulamaya konmamışken, birçoğumuzun kimlik kartındaki numaralardan zaten ilgisi ve haberi yoktu. Kimliklerimiz ya babalarımızın ceketinin cebinde ya da annelerimizin çeyiz sandığında muhafaza edilirdi.

22 Ekim 2000’den itibaren uygulamaya konan merkezi nüfus bilgileri düzenlemesi ile T.C kimlik numarası sahibi olan her bir vatandaş, nüfus cüzdanında bulunan bir “numara” haline geldi.

Numara olayı sadece bununla mı sınırlı kaldı? Elbet de hayır! Şimdi ilkokuldan başlayarak insan ve numara arasındaki ilişkiyi örneklendirmeye devam edelim.

Asıl numarayla hemhal olmaya başladığımız dönem, hepimizin ezberlediği ilkokul numaramızdı. Eğitim hayatımızın ilk kademesinde birey olarak okul numaramız ile tanımlanmış, sınıfta “var olma veya olmama” durumumuz bile numara ile işlem görmeye başlamıştı. Bu süreç ilkokul diploma numarası, ortaokul numarası, ortaokul diploma numarası, lise, üniversite diye devam edip gitti…

Hayatımıza cep telefonu girince bu defa telefon kullanan her birey bir numaraya tanımlandı. Öyle ki kurum ve kuruluşlarda kişiler “Ahmet’i ara” demek yerine, (dâhili numaralardan)  “128’i ara” koduna dönüştürüldü.

İletişim sektörü bireyi numaraya tanımlar da bankacılık/finans sektörü bundan geri kalır mı? Elbet de kalmayacaktı. Bankacılık sektöründe IBAN numarası ile insan, finans olarak yine bir numara haline geldi. İş hayatında sicil numarası ile çalışanlar numaralandırıldı. T.C numarası uygulanmadan önce vergi numarası ile mükellefler birer numara haline getirilmişti.

İnsan hayatında numara biter mi? Bitmez tabii ki. Futboldan voleybola, sporun birçok dalında sporcular formalarındaki sırt numarasıyla özdeşleşti. Sağlıkta muayene sıra numaranız, tetkik numaranız/barkod numaranız sizi tanımlar oldu.

Adliyede dosya numarası, seyahatte bilet ve pasaport numarası, eğitimde diploma ile sertifika numarası, alışverişte kredi kartı numarası, Covid-19’da adınıza tanımlanan aşı numarası, siyasette koltuk numarası, mülkiyette tapu numarası, seçimlerde sandık numarası, sınavlarda aday numarası ile insanlar birer numara haline geldi.

Ezberlerimizi bozan, lügatimizi değiştiren o kadar çok numara olduk ki artık insanları tanımlarken, “Nasıl?” sorusuna karşılık “10 numara” cevabını verip kurtulamıyoruz!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir