Cumhurbaşkanı’nın işi zor!

AK Parti ile Fethullah Gülen Hareketi arasındaki “çatışma” uzadıkça hazırlanan kanunlar Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün işini zorlaştırıyor. Çünkü…

7 Şubat MİT krizi, Şike Davası süreci (hazırlanan kanunlar), Dershane olayı, 17 ve 25 Aralık süreçleri Türkiye’nin gündemini bir anda değiştirdi. Bu gündem değişiminde şimdiye kadar AK Parti hükümetlerini destekleyen hizmet hareketine yakın basın yayın organlarının yayın politikası da değişti. Değişim o kadar ektili oldu ki AK Parti hükümeti bile aldığı kararlarla iki yıl öncesine oranla “geriye gidiyor” eleştirilerine muhatap oldu.

Gündeme getirilen Yolsuzluk Operasyonu ile iyice tırmanan Hükümet-Cemaat geriliminin makası her geçen gün açılıyor. Kimi zaman yumuşatıcı açıklamalar her iki taraftan da gelmiş olsa bile şu anki duruma baktığımız zaman, bu gerilimin artık eski günlerine dönmesi çok uzak ve zor.

Her geçen gün ortaya saçılan ses kayıtları, gerçek veya asparagas haberlerle hazırlanan manşetler, kaleme alınan bel altı yazılar, reyting kaygısıyla saatlerce ekranlarda ettirilen kavgalı yayınlar, alenen edilen küfürler, peygamber emri diye atılan tweetler… Tüm bunlar birer Türkiye gerçeği.

Bu yaşananların karşısında yerleri değiştirilen polisler, savcılar, hâkimler, istifa eden milletvekilleri sıcak gündemin birer “parçası” haline geldiler. Yaşananları “Paralel Devlet” olarak yorumlayan hükümet, buna karşı aldığı veya almaya çalıştığı tedbirlerle eleştiri oklarını üzerine çekti.

Bunu fırsat bilen tellalcılar Türkiye’yi Avrupa’ya ABD’ye şikâyet etmeye başladı. Ülke ciddi ekonomik kayıp yaşadı. Dolar ve Euro yükseldi. Faiz oranları arttı. Hükümetin aldığı bürokratik önlemlerin yanı sıra gündemde olan yasal düzenlemeler devletin zirvesini de zora soktu.

Öyle ki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün konumu tartışılmaya başlandı. Oysa Abdullah Gül Köşk’te bulunduğu sürede bugüne kadar tartışmaların uzağında durmuş, olayları konuşarak çözüme kavuşturma yolunu seçti.

Ancak kamuoyunda -özellikle muhalefet kesiminde- Cumhurbaşkanı’nın yaşananlara “müdahale” etmesi gerektiği anlayışı var. Gül birkaç ay önce Haber Türk’te katıldığı canlı yayında yaşananların hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiğini ve bu süreçte kendisinin taraflarla her zaman konuştuğunu ifade ederek bir anlamda eleştirilerin haksız olduğunu söylemişti. Bizdeki eski alışkanlıklar Köşk’ün bu yeni durumunu değiştirmedi. Çünkü zihinler eski modelle çalışmaya devam ediyor.

Özellikle hükümetin HSYK konusunda hazırladığı kanun taslağında büyük tartışmalar yaşanmış ve Gül baskı altında bırakılmıştı. Hükümet bu yasa tasarısını geri çekerek bir anlamda Cumhurbaşkanı’nı rahatlatmıştı.

Oysa Abdullah Gül’ün, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğu günden beri yapılan yasal düzenlemeleri titizlikle inceletip öyle karar verdiğini Köşk bürokratlarından biliyorum.

HSYK düzenlemesi de böyle bir çalışmaydı. Ve Gül, bunun toplumda büyük tartışmalara yol açacağını bildiği için hükümet yetkililerinden “bunun geri çekilmesini” istemiş olabilir. Neticede o yasa tasarısı geri çekildi.

Şimdi “5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlarla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” Köşk’e sunuldu. Son zamanlarda izlediğim programlar ve okuduğum köşe yazılarında bir kesim “İnternet özgürlüğü kısıtlanıyor” diyor, diğer bir kesim de “Güvenli internet geliyor” diyor.

Kamuoyunda tam bir kafa karışıklığı var. Şimdi gözler ve baskılar yeniden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün üzerinde. Eğer Cumhurbaşkanı bu yasayı onaylarsa “AK Parti’den yana taraf oldu”, onaylamazsa “Cemaatten yana tavır aldı” yorumları yapılacak. Gerçek’ten Gül’ün işi çok zor!

Gazete PDF:

http://olay-gazetesi.com/gazeteler/20140215gazete.pdf

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir