Cumhurbaşkanı yaşananları nasıl görüyor?

17 Aralık operasyonu ve gündeme dair yaşananlar Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün cephesinden nasıl görünüyor? Kamuoyu günlerdir bu sorunun cevabını merak ediyordu. Bazı kesimler meraktan öte bir de Gül’ün yaşananlara müdahale etmesini, Erdoğan’la karşı karşıya gelmesini istiyordu.

Devlet adamı kimliğiyle her zaman olaylara aklıselim yaklaşıp, özellikle ülkeyi ve AK Parti iktidarını zora sokacak eylem ve söylemlerden kaçınan Cumhurbaşkanı, katıldığı televizyon programında sorulara yine aynı ağırbaşlılıkla cevap verdi.

HaberTürk TV’nin yeni Genel Yayın Yönetmeni Erhan Çelik, deneyimli gazeteciler Fehmi Koru ve Ruşen Çakır’ın sorularını cevaplayan Gül, iki şeyin altını özellikle çizdi. Bunlardan birincisi devlet içinde paralel yapılanma iddialarına ilişkindi. Cumhurbaşkanı kesin konuştu ve “Devlet içinde başka yapılar olamaz, başka yerlerden talimat alınamaz.” dedi. İkincisi ise yargıya yönelikti. Gül “Yargı objektifliğini yitirmemeli, mahkemelere gölge düşmemelidir” diyerek hem yargı camiasına hem de siyasetçilere mesaj verdi. HSYK’nın açıklamalarını ise doğru bulmadı, eleştirdi; Anayasa Mahkemesi’nin son kararlarını ise takdir etti.

Yayının başında 2013 yılını değerlendiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dünya ölçeğinde Müslüman Kardeşlerin sosyolojik gerçekliğini hatırlattı. M. Kardeşlerin “Terör örgütü” ilan edilmesine karşı çıktı. Suriye, Irak, Mısır ve diğer ülkelerle ilgili 2013 yılının çok iyi geçmediğinin altını çizerek, muhalefetin bir türlü göremediği dünya ekonomisindeki Türkiye’nin gelişimini anlatı. Milli geliri örnek verdi. Hep birlikte ülkemizin geleceği için hassasiyet içinde olunması gerektiğini söyledi. Son yaşananların ekonomiye zarar verdiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin son 10 yılda daha şeffaf ve ekonomik olarak daha iyi durumda olduğunu, siyaseten de önemli demokratikleşme aşamaları kaydettiğini açıkça söyledi. Gezi eylemleri ile 17 Aralık operasyonunun birbirinden ayrı olduğuna dikkat çekti. Geçmişte “Kadınlara büyük haksızlık yapıldı” diyerek başörtüsü yasağının önemine atıf yaptı.

Kürt meselesi bağlamında Türkiye’de birçok şeyin konuşularak halledildiği örneğini verdi. Hassasiyetleri sıraladı. Anlaşılan o ki Türkiye’de son 10 yılda yaşananlar Cumhurbaşkanı Gül’ü “memnun” ediyor. (Uludere, Gezi ve 17 Aralık operasyonları hariç.) Türkiye’nin 10 yıl öncesine göre çok daha şeffaf olduğuna inanan Cumhurbaşkanı, yargıya müdahale konusunda kimsenin böyle bir şey yapmaması gerektiğini, objektifliğin korunmasını söyledi. Ancak Gül’ün, anayasanın bazı maddelerinin ihmal edildiğini ifade etmesi, 17 Aralık operasyonunda temayüllerin çiğnendiğine inandığını gösteriyor.

Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu, kimsenin endişeye kapılmaması gerektiği, yolsuzluklara tolerans tanınmayacağı noktasında kamuoyunu rahatlattı. Ancak yargının da öncelikle kendine saygı duyması gerektiğinin uyarısını sık sık yaptı.

Demek ki Gül de (AYM’nin son dönelerdeki kararları dışında) yargıdaki durumdan çok memnun görünmüyor. Yasama, Yürütme ve Yargı’nın bir ahenk içinde işlemesi gerektiğini istiyor.

Özellikle AK Parti’ye muhalif olan kesimin “Cumhurbaşkanı nerede? Olaylara müdahale etsin.” çağrısına “ustaca” cevap verdi. Mealen; “Parlamenter sistemde benim görevim ve yetkim bellidir. Ben çıkıp alenen şunu yap, bunu yapma diyemem. Bunu eski cumhurbaşkanları yaptı. Biz iktidarla daha doğrusu Tayyip Bey’le kavga etmeyiz. Bizi kavga ettiremezsiniz.”

Kürt meselesi noktasında da önemli gelişmelerin yaşandığından memnun olduğu görülen Cumhurbaşkanı, Türkiye’de artık konuşularak çoğu şeyin halledildiğini söyledi. Hükümetin karşısına ancak ve ancak muhalefeti koyabileceğini söyleyerek “kavga meraklılarını” yine hayal kırıklığına düşürdü.

Gazete PDF:

http://olay-gazetesi.com/gazeteler/20140107gazete.pdf

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir