CHP, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını düşünmeli

CHP’de son günlerde ‘partiye dâhil etme’ çabaları bir hayli artmışken, partideki ‘birinci ismin’ akıbetinin ne olacağı sorusunun yanıtı unutuldu nedense!

Cumhuriyet Halk Partisi, sık sık bir yerlere selam veriyor ve kadrosunu yeni isimlerle genişletmek istiyor. Bir yandan Ergenekon sanıklarının milletvekili adayı olmaları gündeme getiriliyor, diğer yandan da ‘asker silah bıraksın’ deniyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu son olarak DSP’den istifa eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i partisine davet etti. Oktay Ekşi’nin ardından bir CHP rozeti de Büyükerşen’e takılır artık.

CHP kanadında bunlar dillendirilirken, bir taraftan da milletin ‘direnişe geçmesi’ isteniyor. CHP’li Anayasa-Adalet Komisyonu üyeleri yayımladıkları bildiriyle siyasi gidişatı Nazi Almanyası’na benzeterek, toplumun bütün kesimini direnişe çağırdı. Ancak CHP’de bugün söylenenler yarın unutulabiliyor. Kılıçdaroğlu’nun aralık ayındaki Bursa ziyaretinde Ergenekon sanıklarına milletvekilliği adaylığı için bıraktığı açık kapıyı,  CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum aralamak istedi fakat bu talep şimdilik askıya alındı.

Bir Kılıçdaroğlu bir Batum açıklaması kafaları iyice karıştırdı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu sabah yaptığı açıklamada ‘öyle bir şey yok’ derken akşam ‘olabilir’ diyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum ise Ergenekon sanıkları Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın milletvekili adayı olmaları konusunda ‘u’ dönüşü yaparak ertesi gün bunun ‘sembolik olduğunu’ ifade ediyor ve topu taca atıyor. Aynı taktiği Cüneyt Özdemir’in programında da uygulayan Batum, Özdemir’in “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda ne düşünüyor?” sorusuna bir türlü cevap vermeyip, Özdemir’i duymazdan geldi.

Yenişafak’ın haberine göre, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, salı günkü Grup konuşmasının ardından Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın aday gösterilip gösterilmeyeceği sorusunu “Öyle bir şey yok” diyerek cevaplasa da o günün akşamında ‘olabilir’ diyordu. Kılıçdaroğlu’nun bu konuşmasından rahatsız olmuş gibi bir açıklama yapan Tansel Çölaşan, Ergenekon davasının tutuklu sanıklarının aday gösterilmesi ve oyların çok önemli olduğunu belirterek, Balbay ve Özkan’ın “150 bin oy ile seçilecek yerden değil 50 bin oy ile seçilecek yerden aday gösterilmesi gerektiğini” savundu.

CHP kanadında bunlar yaşanırken Kemal Kılıçdaroğlu’nun durumu konuşulmuyor nedense! CHP’nin bu süreçte, Kılıçdaroğlu’nun haziran ayındaki milletvekilliği adaylığını düşünmesi gerekir. “Kılıçdaroğlu’na ne oldu ki?” diye soranlarımız olabilir, onu da cevaplayalım.  Geçtiğimiz günlerde Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker’in açıklamalarıyla kamuoyunda çok kısa süre tartışılan bu konu; Kılıçdaroğlu’nun ‘mevcut durumda’ haziran ayındaki seçimlerde milletvekili adayı olamayacağı söz konusu. “Bu da nereden çıktı?” demeyin. Onu da Türker’in cümlelerinden aktarmaya çalışalım.

DSP Genel Başkanı Türker, bu iddiasını Anayasa’nın geçici 16. Maddesi’ni gerekçe göstererek dile getirmişti. İşte o açıklama: “Anayasa’nın geçici 16. Maddesi, yapılacak bir Anayasa Referandumu’nda kütüğe kayıtlı olan, oy kullanma ehliyeti olan veya oy kullanabilecek durumda olanların oy vermemeleri halinde ilk 5 yıl içinde ne aday olabilirler, ne de oy kullanabilirler. Bu iş muallâkta bırakılmaz. CHP şimdiden tedbir alsın. Yapılacak şey şu; Özel anayasa değişikliği yapıp geçici 16. Madde’yi kaldırmak lazım. Bu madde kalkınca problem de kalkar. Tartışmalı olmaktan çıkar…” Bu durumda Kılıçdaroğlu, referandumda oy kullanamadığı için, 5 yıl içinde aday olamıyor.

Zaman gazetesinin 12 Eylül 2010 Referandumu sürecindeki “Kemal Kılıçdaroğlu referandumda oy kullanamayacak” haberini dikkate almayan CHP, 12 Eylül 2010 günü geldiğinde Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın oy kullanamadığını görmüştü. Şimdi CHP’de bunlar unutuldu, Silivri’den kim adaya edilecek, hangi partiden CHP’ye kim katılacak hesapları yapılmaya başlandı.

Unutulanlar: CHP, bu tartışmalarla zaman kaybedip, “Midyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmasın” sonra!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir