Çanakkale’yi unutanlar!

Dünyayı etkileyen, Türk tarihine altın harflerle yazılan büyük zaferin 101. Yıldönümünde bütün şehitlerimize ve ebediyete intikal eden gazilerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek yazımıza başlamak istiyorum.

Tam 101 yıl önce büyük bir azim ve cesaretle düşmanı püskürten, iman dolu göğsünü siper eden kahraman Türk milleti, dünyaya yenilmez olduğunu gösterdi. O gün hain emeller peşinde olan, ülkelerin sınırlarını cetvellerle çizenler, bugün yine devreye girip başta Ortadoğu olmak üzere dünya haritasını değiştirme gayretindeler.

Mısır, Tunus, Libya, Yemen, Filistin, Suriye, Irak gibi ülkeleri sömüren, Müslümanlara zulmeden zihniyetler, son olarak Türkiye üzerinde ameliyat yapma peşindeler. Geçmişte değişik isim ve yöntemlerle Türkiye’yi bölmeye, halkı kutuplaştırmaya, nefret tohumları ekmeye çalışanlar, bugün PKK terör örgütü kartını devreye soktu.

Eskiden dağ kadrolarıyla terörist eylem yapan PKK, bugün yanına DHKP-C, MLKP, DAİŞ, YPG, PYD, KCK gibi örgütleri de alarak Türkiye Cumhuriyeti’ne şehirlerde saldırarak güvenlik güçlerimizi, sivil vatandaşlarımızı şehit ediyor. Birilerinin maşası konumunda olan PKK, yine birileri adına ‘vekâlet savaşı’ yaparak Türkiye’yi bölmeye çalışıyor.

Oysa bizim tarihimizde bazı olaylar vardır ki bütün dünyayı etkilemiştir. Orta Asya’dan Batı’ya göç, Müslümanlığı benimseyiş, Malazgirt Zaferi, İstanbul’un Fethi, Viyana Kuşatması, Çanakkale Zaferi, Milli Mücadele… Bütün bunlar Türk milletinin imzasıyla dünyayı değiştiren olaylardır.

Bundan habersiz olan hain terör örgütleri ve onlara destek veren ülkelere en büyük cevap Çanakkale ruhuna yeniden bürünmek olacaktır. Çanakkale denildiğinde sönen ocaklar, dul kalmış gelinler, bıyıkları terlememiş gencecik isimler, düşmanın topuna iman dolu göğsünü siper eden ve “Çanakkale Geçilmez” gerçeğini perçinleyen aslanlar akla gelir/gelmelidir.

Çanakkale Savaşı, tarihin seyrini değiştiren, milletimizin şan ve şerefini şahikaya eriştiren, vatan sevgimizi geliştirip ulvileştiren, insan gücümüzü bayraklaştıran, orada savaşan kahraman dedelerimizi şehitlik ve gazilik mertebesine ulaştıran görkemli bir destandır. Bu görkemli destan bugün özellikle yeni nesillere çok iyi anlatılmalıdır.

O gün dünyayı yenenlerin ve kendilerini yenilmez sananların mağlup olduğu yerdir Çanakkale. Dünya tarihinde ve Türk milletinin hafızasında abideleşen, ebedileşen ve destanlaşan bir büyük zaferdir Çanakkale. İman ve azim karşısında maddi güç ve tekniğin dize geldiği Çanakkale’de, hakkın ve haklının zaferi tescil edilmiştir. Çanakkale, 250 binden fazla şehidimizin kefensiz yattığı, milletimizin şanına şan kattığı ve bir devrin battığı yerdir.

Son bir haftadır GATA’dayım. Bu cennet vatanımız uğruna Gazilik madalyasını onurla taşıyacak olan kahraman polis Yavuz ağabeyimizin “Çanakkale’de boşa mı mücadele ettik” sözü bana bu yazıyı yazdırdı. Evet, bugün Doğu ve Güneydoğu’da hain terör örgütlerine karşı mücadele eden kahramanlarımızın da aynı ruh içinde olduğunu gördüm. O gün cephelerde yankılanan Ezan-ı Muhammedi, bugün Sur, Cizre, Bağlar, Yüksekova sokaklarında da kahramanlarımız tarafından yankılanıyor.

O gün teyemmüm abdesti ile namız kıldıktan sonra şehit olan Muzafferler gibi bugün İdil’de de Hakan’lar teyemmümle namazlarını eda edip operasyonda şehit oldular. İşte terör örgütlerine mensup olan hainler bu ruhu bilmiyor. Çanakkale’yi görmüyorsa bizler bu ruhu yaşatmalı, bu ruhla mücadele etmeliyiz. Çünkü ecdada layık olmak, Çanakkale ruhuna sahip olmak, İslam itikadı üzere olmak ve yaşamaktır. 

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir