Bu Millet Çok Şeyi Başarır!

Van’da meydana gelen 7,2’lik depremin ardından seferber olan bu millet, her türlü zorluğu yenebileceği gibi terör denenen belanın da üstesinden gelebileceğini bir kere daha göstermiş oldu. Yitip giden canlar geri gelmese de acılar bir nebze olsun dindiriliyor.

Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine hemen her tarafta kardeşlik kokularını bir kere daha hissettiren bu ümmet ruhudur. Daha depremin ilk dakikalarından bu yana seferber olan milletimiz, elinden gelen her türlü yardımı yapmak üzere çalışmalarını başlattı. Kimileri cebindeki harçlığını, kimileri dolaplarındaki elbiselerini, kimileri de gönlünü, dualarını, gözyaşlarını koydu ortaya. Edirne’den Kars’a, Adana’dan Sinop’a hemen herkesin yüreği Van ve Erciş için titredi. Gözyaşları oradaki kardeşlerimiz için akıtıldı. Ve öyle bir kardeşlik bağı kuruldu ki herkes seferber oldu.

Başlatılan kampanyaların haddi hesabı yok. Bu kadirşinas halk içindeki gücü harekete geçirerek birliğini ve bütünlüğünü bir kez daha gösterdi. Tabii bunun Van için büyük bir anlamı vardı. Ve öyle de olacaktı. Araya fitne fesat sokacak olanlar çıkacaktı, bugün olduğu gibi. Çünkü Van, belki de en çok sokak olaylarıyla gündeme geliyordu. Ama bugün durum çok farklıydı. Mazlumlar soğukta uyuşan parmaklarını, kuruyan nefesleri ile ısıtmaya çalışırken; zalimler de bazı yandaşlarının kafasını terör sempatizanlığı ile uyuşturacaktı. Herkesin “ben ne yapabilirim” dediği şu günlerde, zalim olduklarını ısrarla göstermeye çalışanlar elbet de olacaktı(r). Oradaki bazı “kafalar” öyle bir yıkanmış ki insanlar deprem enkazında can çekişirken o “kafalar”: “Devlet nerede, devlet bize bakmıyor, bile bile bizi ölüme terk ediyor” naraları attı.

Oysa daha ilk dakikalardan bu yana siyasetinden sporuna, sivil toplum kuruluşlarından iş dünyasına kadar hemen herkes deprem bölgesi için çabaladı, çabalıyor. Medya belki de tarihinin en hayırlı işini yaparak logolarını bir kenara terk edip, rekabet duygularını unutup ‘sadece ve sadece depremzedeler için’ güçlerini birleştirip kampanyalar düzenledi. Milyonlarca TL buralarda toplandı.

Ve bu kampanyalarda öyle anlar yaşandı ki “İşte bu millet her şeyin üstesinden gelir” dedirtti bizlere. Adana’dan bir grup işçi “Bize yol parası gönderin, Van’daki depremzedelere yapılacak olan inşaatlarda gönüllü olarak çalışalım.” diyerek yapabilecekleri yardımları gösterdi. İsmini ve memleketini unuttuğum bir hanımefendi çıkıp para gönderemese de yapabileceği bir şeyi oyduğunu göstererek “bir kız çocuğunu emzirebilir, onu büyütebilirim” dedi. Daha ne desin! Bir başkası çıkıp “okul yaptırabilirim” dedi. Bir diğeri “yurt yaptırabilirim” dedi.

Bir iş adamı arayıp “1 milyon TL bağışta bulunuyorum”, bir başkası arayıp “ben de 4 milyon TL bağışta bulunuyorum” diyor. Bu bağışları ağzımız açıkta dinliyor ve izliyoruz. Vicdan dediğimiz budur işte! “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen Rahmet Peygamberi (s.a.v)’nin sancağını taşıyan ümmet olmak böyle bir şey olsa gerek. Çünkü onlar bizim sadece vatandaşımız değil, onlar bizim akrabamız, komşumuz, canımız.

Bakın yine başlatılan kampanyalardan biri de “Evim Evindir” kampanyasıydı. Demek ki oradaki depremzedeler artık komşu olmaktan da öte birer aile ferdimiz oldular. İşte ümmet budur, millet budur. Kim, hangi nifak tohumlarını ekmeye çalışırsa çalışsın, kim hangi öfkeden beslenirse beslensin, bu millette o ümmet bilinci olduğu sürece hiçbir ‘güç’ bize zarar veremeyecektir. Bu millet terör belasından da kurtulacaktır. Rabbim hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet eylesin, yaralılara da acil ifalar versin. Aşağıdaki cümleleri lütfen dikkatli okuyalım ki bazı kendini bilmezlerin gafı gibi anlamayalım.

Unutulanlar: Aziz şehitlerimizin bizleri yasa boğduğu o günlerde “ayrışma sevdasında olanlara” bu doğal felaket sonrasında oluşturulan “kardeşlik mesajı” bir cevap olabilir mi dersiniz? Unutmayalım ki bu millet bölünmez!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir