Bu işin halkla olmayacağını anladı ve…

CHP’ye yeni başkan seçilen Kılıçdaroğlu, güven mi yitiriyor? Halka yakın olacağını vurgulayarak CHP koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu, halktan uzaklaşıyor mu? Her geçen gün sorular daha da artıyor.

Referandum’da ‘hayır’ oyu toplamak için meydanlara inen Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliğinde “vatandaşın kayısı sorunu, işsizlik sorununu, fındık sorununu çözmediği, dokunulmazlığı kaldırmadığı” için ‘hayır’ diyeceklerini dillendirdi. Sonra ne oldu? 27 Nisan e-muhtırası dillendirildi. Bundan da sonuç çıkmayınca bu defa YAŞ kararlarına başlandı.

YAŞ kararlarıyla ilgili olarak konuşan Kılıçdaroğlu, “Öteden beri askerlerin terfilerinde ve emekli sistemlerinde teamülleri var. Kurumları kurum yapan da bu teamülleridir. Bu teamüllere siyasetin çok fazla burnunu sokmaması gerekiyor. YAŞ’ta teamüllere siyasetçilerin karışması doğru değil.” Yani, “Hükümet ordunun terfi ve tayinlerine ne karışıyor, teamüllerini ne diye bozuyor, bıraksın Genelkurmay bildiğini okusun, darbe niyetinde olanları başa getirsin. Onlar bize lazım olacak” demek istiyor. Peki, hukukta iktidara böyle bir yetki verilmiş mi? Verilmiş. O halde, Yürütme bu işe karışmayacak da CHP mi karışacak?

YAŞ atamalarında yetki tamamen siyasi iradenindir; Genelkurmay Başkanlığı makamına kimin ve nasıl atanacağı 926 sayılı TSK Personel Kanununun 49’uncu maddesinin (h) fıkrasında açıklanmıştır. İki şartı vardır: 1. Orgeneral veya oramiral olmak. 2. Kara, Deniz veya Hava Kuvvetleri’nden birinde komutanlık yapmış olmak. Bu şartları sağlayan herhangi birini Bakanlar Kurulu teklif eder, Cumhurbaşkanı da onarsa, atama gerçekleşir. Kuvvet Komutanlıklarına atamanın nasıl yapılacağı ise, “Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliği”nin 13’üncü maddesinin (c) fıkrasında açıklanıyor:

Teklifi Genelkurmay Başkanı yapar, bakanın(Milli Savunma B.) bu teklif üzerine, teklif edilen kişiyi bu göreve layık görmesiyle atama kararnamesi hazırlanır. Bu kararnameyi Başbakanın da uygun görüp imzalanmasının ardından en son Cumhurbaşkanının onaylaması gerekir. Şimdi, Kılıçdaroğlu bunlardan habersiz mi, yoksa bunlar Kılıçdaroğlu’nun işine mi gemliyor?

Bu rahatsızlık neyin göstergesi biliyor musunuz? “Halka yakın olacağız, halktan olacağız” diyerek yola çıkan Kılıçdaroğlu, bu işin –iktidara gelmenin yolunun- halkla olmayacağını anladı ve “en iyisi biz askerimize sahip çıkalım. Bizim iktidar formülümüz ancak ‘CHP+Ordu=İktidar’ şeklinde olur” diyerek YAŞ kararlarına el attı.

Bu defa da karşılarına Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Org. Yaşar Büyükanıt’a yaptıkları “yargılansın” çağrıları çıktı. Şimdi iki arada bir derede kaldılar. “Ne yapsak ne etsek” diye düşünürken imdada Baykal yetişti. Baykal ne yaptı? “Hop hop, ne oluyor! Geçmişimizi karalayarak bir yere varılması mümkün değildir.” Keser döner sap döner misali, CHP’de hesaplar ‘dönüyor’ galiba!

Baykal’ın konuşmasının devamında da ilginç ifadeler yer alıyor. CHP’nin referandum kampanyasının yeterli olmadığını söyleyen Baykal, Kılıçdaroğlu’nun 27 Nisan bildirisiyle ilgili eleştirilerine de “geçmişimizi karalayarak bir yere varılması mümkün değildir. CHP çok açık bir şekilde, bu konuda açık mesaj veriyor. Sayın Genel Başkanı (kendisi Kılıçdaroğlu’nu genel beşken olarak görmüyor) ciddi bir gayret içerisinde.” CHP’nin gücünü kullanamadığını da ifade eden Baykal “Bu güç kullanılamamıştır çok açık bir gerçektir. Sadece Sayın Genel Başkan büyük bir iyi niyetle dolaşıyor, elinden geleni yapıyor. Daha inançlı biçimde buna asılmamız lazım” diyor.

Unutulanlar: Ne oldu şimdi? “Kayısıdan, fındıktan, işsizlikten, dokunulmazlıktan, AKP Anayasası”ndan bir şey elde edilemedi. 27 Nisan e-muhtırası da YAŞ da işe yaramadı. “Ne yapalım, biz (CHP) en iyisi her zamanki statükocu anlayışımıza devam edelim, başka türlü olmayacak!”

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir