Bir asırlık “Cemile Hanım” aramızdan ayrıldı

Bir asırlık “Cemile Hanım” aramızdan ayrıldı Örnek hayatı ve kişiliği ile bir asır yaşayarak gönüllere taht kuran Cemile Irgat (98) hayatını kaybetti. Vefat anına kadar dilinden duayı, yüzünden tebessümü eksik etmeyen Cemile Nine, dualar eşliğinde baba yurdu olan Ağrı’nın Tutak İlçesi Bayındır köyünde bulunan aile mezarlığında babasının yanına defnedilerek toprağa verildi. İki devlet görüp onlarca hükümete tanık olan Cemile Irgat, 98 yaşında hayatını kaybetti. 1. Dünya Savaşı yıllarında hayata gözlerini açan Cemile Nine, 10 çocuk doğurdu ve 46 torun gördü. Hayatının büyük bir kısmını Ağrı’nın Tutak ilçesine bağlı Bayındır Köyü’ndeki baba ocağında geçirdi. Köylülerin “Babaannesi” diye hitap ettiği Cemile Nine, yaşadığı hayatla herkese örnek oldu. Sağlığında olduğu gibi ölüm anında da ellerini semaya açıp dua ederek bu dünyadan göç etti. Dualar eşliğinde toprağa verilen Cemile Hanım için Türkiye’nin dört bir yanından oğulları, kızları, torunları ve onu sevenler Ağrı’ya akın etti. İki devlet gördü Dünyada çalkantıların olduğu, devletlerin birbiri ile savaştığı 1915 yılında Musa Efendi ve Suna Hanım çiftinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Cemile Irgat, ailenin çok sevilen bir kızıydı. Saygın bir anne ve babaya sahip olan Cemile Hanım, hem Osmanlıyı hem de Türkiye’yi görme şansına sahip oldu. Reşat Efendi ile tanışıp evleninceye kadar baba ocağında ailesinin yanında yaşadı. Evlendikten sonra kısa bir süreliğine baba ocağından ayrılarak Tutak ilçesine yerleşti. Anne ve babasına bir hayli düşkün olan Cemile Hanım, daha sonra tekrar baba ocağı olan Bayındır Köyü’ne kocası ile birlikte yerleşerek ömrünün geri kalan kısmını burada geçirdi. 10 çocuk doğurdu Saygın bir aileden gelen Irgatoğullarından Aziz efendinin oğlu Süleyman ağanın torunu Reşat Efendi ile 1935’te evlenen Cemile Irgat, 5 erkek 5 de kız olmak üzere toplam 10 çocuk doğurdu. Ecel erken yaşta ayırdı sevdiğini ondan. Ve elli yaşında on çocuğu ile dul kaldı. Zorluklar çekti onları büyütmek için. Yılmadı ve boyun eğmedi hiçbir zaman, hiçbir insana. Zaman su gibi akıp geçiyordu yürekteki acılarla. Yetim kalan her bir çocuğuna baktıkça, eşinin yokluğunu daha fazla hisseder oldu. Çocuklar büyüdü, her biri evlenecek çağa geldi. Onların birçoğunu babaları olmadan evlendirip, onları yuva sahibi eden Cemile Nine, tam 42 yıl kocasının hasreti ile yaşadı. Eşine sadık olan ve çocuklarına hem anne hem de babalık görevi gören “Cemile Babaanne”, bohçasında sakladığı kocasının fotoğrafını her gün çıkartıp öperek ona olan özlemini giderdi. 46 torun sahibi oldu Sadık bir eş olan Reşat Efendi ile evlenen Cemile Hanım, yıllarca baba ocağını terk etmeyerek buraya hizmet etti. Beş tane gelin getirip, beş tane de gelin verdi. Sırayla hepsini evlendirip, yuva sahibi yaptı. Kırk altı tane toruna sahip olup, birçoğunun beşiğini salladı. Zaman ilerledikçe, yaş da ilerledi. Gurbet oldukça ayrılıklar da çoğaldı. Yıllar eskidikçe isimler de unutulmaya başladı. Torunların çocukları bile evlenecek çağa geldi. Yakınlarının verdiği bilgilere göre, 10 çocuktan 46 toruna sahip olan Cemile Nine, dualarında hep şunları söylermiş: “Sizler asil bir ailenin çocuklarısınız. Dedeleriniz bu memlekete, bu millete her zaman hizmet etmiş, hainlik ve haksızlık yapanların karşısında durmuştur. 2. Binbaşı Süleyman Bey, hayatını Hamidiye Alayları’nda komutanlık yaparak, at üstünde kılıç sallayarak geçirdi. Sizler de bu millete hakkı ile hizmet edin. Doğruluktan, haktan, hukuktan ayrılmayın. Namazınızı kılın, duanızda tüm ümmete yer verin.” Torunlarının beşiğini salladı ama torununun torununu göremedi İsimlerini bilmese de hemen hepsinin beşiğini sallayan Cemile Nine, onların hizmetleri ile övünerek içindeki ukdesini şu sözlerle dile getirirmiş: “Keşke rahmetli dedeniz Reşat Efendi de sizlerin kaymakam, gazeteci, komiser, müdür, öğretmen ve diğer mesleklerde vatana, millete hizmet ettiğinizi görseydi. O her zaman sizlerle gurur duyuyordu. Bugünleri görmek istiyordu.” 46 torunun neredeyse hepsinin beşiğini sallayan Cemile Nine, ne yazık ki torununun torununu görememiş. Cemile Irgat, 98 yıllık hayatının zirve anlarından biri olan 2010 yılında hacca gitti. İmani kuvveti fiziki kuvveti ile birleşmiş ve herkese örnek olmuştu. En iyi okullarda okuyamadı, en iyi arabalara binemedi ama “en iyi” hayatı yaşadı. Yardımsever bir aileden geliyordu. Merhameti, yardımseverliği, şefkati, fakirliği biliyordu. Daha çocuk denecek yaşta Ermeni zulmüne maruz kalmış biriyle (Reşat Efendi) evlendi. Şehir hayatını elinin tersiyle itip, köy hayatında yaşamayı tercih etti. Çok zengin olmalarına rağmen fakirliği de gördü. Hayatının en önemli anlarında, en çok istediği (95 yaşında) Hacc farizasını yerine getirdi. Elleri hep samaya açık bir şekilde dua ederdi Duası eksik olmazdı Yıllarını hep namaz kılarak, dua ederek, oruç tutarak geçirdi. Ölümünden 5 gün öncesine kadar namazlarını ayakta kılıp, oruçlarını tutuyordu. Tanıdık tanımadık kimi görse onun için dua eder, insanları bağrına basardı. Köydeki herkes “Babaanne” kavramını ondan öğrenmiş. Evlatlarının, gelinlerinin ve torunlarının hizmeti sadece kendisini değil herkesi memnun etmişti. O, “Cemile Hanım”, “Babaanne”, “Cemile Teyze” olarak anılırdı. Herkes onun hayr duasını almak için kilometrelerce yol katedip kendisini ziyaret ederdi. Kusursuz hizmet ve sağlıklı geçen bir ömür Kusursuz hizmeti ve sağlıklı geçen ömründe ibadetlerini aksatmamaya gayret etti. Kimler hizmet edip, saçını taramadı ki! Kimler ziyaret edip, hayır duasını almadı ki! Akranları ebedi âleme birer birer göçerken, o daha da gençleşti. Bir aspirin kullandı bir de sarımsak. Tek şikâyeti vardı tansiyonundan. Yıllar ilerledikçe, acılar çoğaldı. Gencecik torunlarının ve damatlarının ölüm acısını yaşadı. Her geçen gün daha da duygusal olmaya başladı. İzlediği her ölümün ardından odasına çekilir, kocasının resmine doya doya bakardı. Gözlerinin içiyle gülüyordu. Tıpkı bir çocuk gibi sevinçliydi. Bir asra dayanmış ömrünün zirvesinde kutsal topraklara gitmek nasip olmuştu. Vefat anına kadar namazını ayakta kıldı Örnek bir hayat örnek bir ölüm Hayatı ve ölümü örnek olan Cemile Irgat’ı anlatanlar şunları söyledi: “Cemile Nine’nin hayatı da ölümü de herkese örnek olacak türdendi. Bir asra yaklaşan ömründe kimseyi incitmedi, kimse de O’nu incitmedi. Elinden tespih, dilinden dua eksik olmuyordu. Evlatları, torunları her zaman onun hizmetindeydi. Hep dua ederdi; ‘Ya Rabbi! Bana da babamın ölümünden nasip et. O, altı gün yattı, yedinci günü vefat etti. Ben de öyle geleyim huzuruna.’ Allah, Cemile Nine’nin duasını kabul etti ve O da altı gün yatıp yedinci günü ebedi âleme göç etti. Bizler onlardan razıydık. Mekânı cennet olsun.” Abdest alıp vefat etti Vefat anında Cemle Irgat’ın yanında bulunan çocukları, Cemile Nine...

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir