Belediyelerdeki nepotizm sorunu -3-

31 Mart Yerel Seçimlerinin ardından –özellikle- el değiştiren belediyelerde gündeme gelen nepotizm meselesi, kamuoyunda günlerce tartışıldı ama şimdi unutuldu ya da unutulmaya yüz tuttu.

Yazı dizimizin ilk ikisine nepotizm kavramını, nepotizmin bizdeki anlamını, onu doğuran sebepleri yazmaya gayret ettik. Devlet kademelerinde, belediyelerde herhangi bir parti ve görüş ayrımı yapmadan, kimseyi hedef göstermeden nepotizmin nasıl uygulandığına örneklerle açıklık getirmeye çalıştık.

Nepotizmin yönetim sistemlerinin çürümesine neden olduğunun altını ısrarla çizdik. Geriye şu soru kaldı: Nepotizm nasıl önlenecek?

Bu soruya ikinci yazımızda kısa bir giriş yapmakla birlikte şimdi çerçeveyi daha net çizmek gerektiği kanaatindeyim. Yazılarımıza geri dönüşlerde bu sorunun cevabının bir hayli merak edildiğini gördük. O halde ne yapmak lazım?

Tarihsel süreç içerisinde beylikler, imparatorluklar kurmuş, padişahlık, hanedanlık yönetimleriyle asırlarca dünyaya hükmetmiş bir geleneğin devamı olan Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk sisteminin ön gördüğü cumhuriyet rejimi ve parlamenter sistemle yüz yıla yakın bir süre varlığını sürdürdü.

Dünyada değişen şartlar, oluşan iklimler Türkiye Cumhuriyeti’ni yeni bir sitemle tanıştırdı: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 2023, 2050, 2071 gibi büyük hedeflere odaklanıldı. Cumhuriyetin ilanının 100’üncü yılına giderken iktidarda 17 yılını doldurmak üzere olan AK Parti içerisinden yeni oluşumlar çıkmaya başladı. Bu yeni oluşumların temel eleştiri noktalarından biri de –genellikle- yerel yönetimlerde tartıştığımız, eleştirdiğimiz nepotizm konusudur.

Gereke Parlamentodaki muhalefet partilerinin gerekse Parlamentoda iktidar olup, yerelde muhalefet durumuna düşen mevcut iktidarın eleştirisine muhatap olan akraba kayırmacılığı, bundan sonraki yeni oluşumlarda ve seçim meydanlarında sıkça duyacağımız söylemler arasında yerini alacak gibi.

Belli kesimlerin kaymağını yediği ama toplumun çoğunluğunun eleştirdiği akraba kayırmacılığını, nepotizmi önlemek için;

Bir: Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün devlet ve yerel yönetimler kademesinde şeffaflığın olması lazım.

İki: Yasal düzenlemelerle devlet kademesinde, belediyelerde ve diğer kamu kurumlarda en azından birinci derecen akrabaların –özellikle- ast üst çalışmasının önü alınmalıdır.

Üç: Liyakat ve ehliyetin birinci ve öncelikli aranan özellikler olması lazımdır.

Dört: Meslek ahlakı, kurumsal yapı, profesyonellik, disiplin kurallarının en iyi şekilde işletilmesi gerekir.

Beş: Belediyelerde akraba kayırmacılığı yapanların bir daha o görevlere getirilmemesi lazım.

Altı: Toplumun, bireylerin bu konudaki hassasiyeti seçim günü sandıklarda kendini belli etmelidir.

Yedi: En önemlisi de fertlerin ahlak, erdem, hak, hukuk, adalet duygusuyla yetiştirilip; yöneten ve yönetilen pozisyonlarına geldiğinde bu ilke ve değerlere bağlı kalması sağlanmalıdır.

Aksi halde kayırmacılık/nepotizm haksız bir tercihtir, hakkın gaspıdır!

 

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir