Batı’nın yapamadığını Doğu yapıyor

“Türkiye’nin ekseni kaydı kayıyor” propagandaları yapılarak Türkiye’yi Batı karşısında yalnızlaştırmak isteyen ‘Batı dostlarımız’ vardı. Türkiye’nin beklentilerini karşılamayan ya da karşılamamakta ısrarlı olan Batı karşısında bir Doğu ön plana çıkmıştı.

“Türkiye yüzünü Doğu’ya dönüyor” denildiğinde, herkeste bir paranoya oluştu. Bugün yaşananlar, Batı’nın karşısında Türkiye’nin Doğu’da ve Ortadoğu’da nasıl bir rol üstlendiğini gösteren resmi ifade edebilir. Batı’nın, İsrail ve PKK karşısında takınmış olduğu tutum, Doğu’yu rahatsız ediyor.

PKK belasından kurtulmaya çalışan Türkiye’nin, ‘ABD ile istihbarat zafiyetleri mi var, yoksa ABD, Türkiye’yi kandırıyor mu?’ soruları birçok kez soruldu. Hatta istihbarat sisteminin nasıl gerçekleştiğini geçmiş yazılarımızda kaleme aldık. Önce ABD’ye, oradan K.Irak’a ve en sonunda Türkiye’ye ulaşan ‘görüntülü kayıt istihbarat sistemini’ yazdık.

Batı’dan beklediğimiz, hatta ısrarla “PKK’lıları bize teslim edin” dediğimiz çabalarımıza bir yanıt alabildik mi? Alamadık. Bir tek Abdullah Öcalan teslim edildi, o da şartlı bir şekilde. Rahmetli Bülent Ecevit’in “Öcalan’ı niye teslim ettiler anlamış değilim” sözlerini yazdık.

İşte bu noktada Batı’dan beklenenlerin cevabı Suriye’den geldi ve Suriye’de “PKK’ya yönelik operasyonlarda 400 kişi gözaltına alınırken, PKK’ya yardım edenlere ise, devlet tarafından kullanım hakkı verilen arazilerin geri alınacağı bildirildi” haberleri ajanslara düştü. Türkiye-Suriye arasındaki yakınlaşmanın ‘meyveleri’ diyebileceğimiz bu operasyonlarla PKK’ya orada da ağır bir darbe vurulmuş oldu.

Yıllar önce, PKK’yı destekleyen bir Suriye vardı. Şimdi ise PKK’ya darbe vuran bir Suriye var. Bunlar uygulanan dış politikanın ürünüdür. Burada şunu sorabilir değerli okurlarımız:  ‘Başbakan Erdoğan, PKK’nın K.Irak’ta bir bölgeyi yönettiğini söyledi. O bölgenin yöneticisi, bir zamanların postal yalayıcısı Barzani, Türkiye’ye geldiğinde, ona ne söylediler?’

Barzani geldiğinde bile PKK saldırıları olduysa, Barzani’ye bir şey denildiğini sanmıyorum. Bunun yerine, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Barzani’ye “Kak Mesut”, yani “Mesut Abi” dediği tartışmaları gündeme taşındı. Bu ifadenin doğruluğu ya da yanlışlığını sizlerin değerlendirmesine bırakıyorum. Bu ziyaretlerle K.Irak yönetimi meşrulaştırıldı mı, bunu da size bırakıyorum.

Batı’nın tutumlarından biri de İsrail destekçiliği. Türkiye’den giden, İran’dan yola çıkan gemilerin ardından, Lübnan’dan da gidecek gemiler İsrail’i iyice şiddetlendirdi. Bunlar karşısında yaşananların ardından, İsrail’in katliamı karşısında BM’nin gücünü görebildik. PKK’ya mühimmat desteği yapan bir Batı, Filistin söz konusu olunca bunu yapamıyor. Katil İsrail’in katliamı karşısında BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı ‘soruşturma başlatılsın’ kararı uygulanamadı. İsrail buna fırsat vermezken, İsrail’i destekleyen ülkeler de BM’ye gizli baskı yaptı.

ABD Genelkurmay Başkanı Oramiral Mike Mullen, Aspen Güvenlik Forumu’nda, ABD-İsrail ilişkilerinde son dönemde yaşanan sorunlara ilişkin bir soruyu yanıtlarken, “ABD’nin, İsrail ile son derece kuvvetli ilişkileri bulunduğuna” dikkat çekiyor. Konuyu Türk-Amerikan ilişkilerine de getiren Mullen, “Son zamanlarda çok görünür hale gelen, dünyanın bu bölgesindeki diğer çok önemli ilişkimiz de, Türkiye ile olan ilişkilerimiz” diyor. Yani ne yardan geçeriz ne serden misali.

Bir başka Doğu gelişmesi de, İsrail’e destek vermeye devam eden ABD ve ona benzer ülkelere karşılık Rusya’nın atağa geçmesidir. Son gelen haberlerde “Moskova’da basına konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Andrey Nesterenko, yakın günlerde Filistin tarafına BTR tipli 50 zırhlı araç göndereceklerini belirtti.” Yani, Filistin’e destek yine Doğu’dan geldi. Ha, şunu diyeceksiniz: “PKK’ya giden silahlar da, bize gelen silahlar da Rus yapımı. Adamlar hem PKK’ya, hem İsrail’e yardım eder, hem de Filistin’e.”

Rusya, Avrupa ve İsrail’den silah alıyor. BM’den İran’a yeni yaptırım kararı çıkmasının ardından Rusya, İran’a S-300 hava savunma sistemleriyle ilgili füze satış sözleşmesini dondurma kararı almıştı. ABD ve İsrail, Rusya’dan bu satıştan vazgeçmesini istiyordu. Bugün de Filistin’e göndereceği zırhlı araçları engellemeye çalışırlar mı? Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

ABD ve İsrail’in bu tutumundan haberdar olan Rusya, bu adımının arkasında durur mu bakalım. İsrail baskınlarına karşı korunmaları için Filistin’e zırhlı araç göndererek, ABD ve İsrail’i karşısına almak cesaret işidir.

Unutulanlar: BM Sözcü Yardımcısı Ferhan Hak, Gazze’ye insani yardım götürürken İsrail birlikleri tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayan gemilerdeki kargonun Gazze’ye taşınmaya başlandığını bildirdi. Demek ki yazılanlar ve yapılanlar ‘slogan atmak’ değilmiş!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir