Aile kurumu hangi tehlikenin içinde?

Toplumun temel yapı taşı olan aile her geçen gün zedeleniyor ve insanlar birlikte yaşamaktan uzaklaşarak bireyselliğe doğru kayıyor! Nikâhlı birliktelik, sadakat, güven ve sevgi duygusunun kaybolduğu bir toplumda aile yapısının korunması bir hayli güçtür. Bunu birçoğumuz biliyoruz.

Çünkü temeli sağlam olan aile, işlevini yerine getirerek barışık bir toplum inşa eder. Maalesef modernizmin iliklerimize kadar işlediği ve kapitalist bir dünya düzenin pusulasında, aile fertleri arasındaki tahammül de kaybolmaya yüz tuttu. Gemi rotasını başka yöne çevirdi. Ve karşımıza aile kurumunu bekleyen tehlike çıktı.

Bunlardan sadece bir tanesine örnek vermek istiyorum. Notlarımın arasında olan ve başlığı bir hayli dikkat çeken bir konu: “Bir kız çocuğu 7 kişi ile nişanlanmış.” Tüylerimi diken diken eden bu hikâyeyi birlikte okuyalım. Bir anne, baba, kız ve görünürde 7 nişanlı genç.

Özel bir televizyon programına konuk olan aile, öncelikle kızlarının kaybolduğunu belirtip, ardından da onu bulmak için günlerdir acı çektiklerini söylüyor. Aynı kişiyi iki çocuk da “nişanlımız” kayıp diye arıyor. İlk bakışta herkesin haklı bulduğu bu davranış, çok geçmeden gerçek yüzünü göstermeye başlıyor.

Tv ekranlarında boy gösteren aile ve kaybolan kızın nişanlandığı mağdurlar, akla hayale gelmeyecek açıklamalarda bulunuyor. Bir genç kızın 7 kez nişanlandığı itirafı muhtemelen izleyen herkesi şaşkına çevirmiştir.

17 yaşındaki Gülşah T. 7 kişi ile nişanlanıyor. Ve bu nişanlanma hadisesinin bir kısmı aynı anda gerçekleşiyor. Yani bir kişi ile nişanlandıktan kısa bir süre sonra başka bir kişi ile de nişanlanıyor. Üstelik eski nişan bozulmadan bu yapılıyor. Bundan sonraki açıklamalar ise “bu kadarına da pes” dedirtecek türden.

Gülşah’ın 7 kişi ile nişanlandığı ve bu 7 kişinin birbirinden haberi olmadığı ortaya çıkıyor. En son resmi nikâhla evlenen genç kız, kına gecesinde kayboluyor. Anne ve babanın da iddialarına göre 7 kez nişanlanan genç kız, her nişanda ziynet eşyası, kıyafet ve cep telefonu istiyor.

Ama nişanlar bozulduktan sonra altınları geri vermiyorlar. Daha da kötüsü evlatlarını bir kişi ile nişanlıyken bir başka kişiyle daha nişanlıyorlar. Vahim bir iddia da gizli tanıkların verdiği bilgilerde yatıyor. Tanıklar genç kızın en az 10 kişi ile nişanlandığını ve bunu ailenin para için yaptıklarını iddia ediyor. Sonunda genç kız emniyet güçlerinin de yardımı ile bulunup aileden alınıyor. Ve Aile bir evladını kendi elleri ile kaybediyor.

İnsani değerlerin hiçe sayıldığı, aile kavramının anlamını yitirdiği, vicdanların katılaştığı, cüzdanların kalınlaştığı bir ibretlik hadisedir bu. Bir anne ve baba evlatlarını nasıl bu hale getirir?

Ailelerdeki çatlaklar bu kadar mı ileri boyuta taşındı? Gün geçmesin ki cinayet haberleri, taciz haberleri okumayalım. Toplumun doğal ve temel unsuru olan aile, bu şekilde bir işlev göremez!

Evlenmelerin azaldığı fakat boşanmaların arttığı bir toplumda “düzenli” aileden nasıl söz edeceğiz? Unutmayalım ki aile sürekli ve aynı zamanda geçici bir tabiata sahiptir, kurum olarak devamlılık ve evrensellik özelliği taşır. Bize ait olmayan değerlerin değişik yollarla insanlara kabul ettirilmek istenmesi, değerlerin çatışmasına neden olduğu gibi ahlaksal erozyonu da beraberinde getiriyor.

Gazete PDF:

http://olay-gazetesi.com/gazeteler/20140514gazete.pdf

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir