3H millete tosladı

Her fırsatta kendisini halkın partisi olmakla övünen CHP’den 3H’yi içeren yeni bir çıkış geldi. (C) Halk Partisi, Halk TV’de halkçılık anlayışıyla milleti denize dökmekten bahsetti. Bu çıkışın hedefinde partiler var zannedilse de asıl hedef millettir. Ve CHP bir kez daha millete toslamıştır.

16 Nisan Halk Oylaması yaklaştıkça meydanlarda, salonlarda, televizyonlarda söz söyleyen konuşmacıların bir kısmı amacını aşacak ifadeler kullanıyor. Bu tür söylemler genellikle bir sıkıntının dışavurumunu gösterir. Sandık yaklaştıkça birileri şaşır(t)ıyor.

Geçtiğimiz hafta CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt Halk TV’de katıldığı programda neden ‘hayır’ denilmesi gerektiğini anlatırken bir anda hızını alamayıp Türk halkına hakaretler yağdırmaya başlıyor. 18 maddelik değişikliğin bir anayasa değişikliği olmadığını iddia eden CHP’li Bozkurt açtı ağızını yumdu gözünü: “Bu bir anayasa değişikliği değildir. Anasından helal süt emen bunu sahiplerinin suratına çarpar. Siz hiçbir şekilde bu devleti bu milleti yönetemeyeceksiniz. İzin vermeyeceğiz. Siz kimsiniz? 16 Nisan’da yüzde 60-65 hayır çıkacak. Ama evet çıksa bile yine Samsun’dan çıkarız ve sizi İzmir’den denize dökeriz. Ortalığı yıkarız ama yine de devleti yönetmenize izin vermeyiz” diyerek tehditler savurdu. İzleyiciler de alkış tutarak vekile gaz verdi. Çok geçmeden savcılık bu sözler üzerine soruşturma başlattı.

Hüsnü Beye sormak lazım bu ülkeyi 15 yıldır kim yönetiyor? Bu ülkede iktidar kim? AK Parti’yi kim iktidar yaptı? İzmir’in işgalinde kimler Yunan’a karşı savaştı? CHP kaç yıldır iktidar olamıyor? Eğer bunların cevabı ‘Milletin oylarıyla AK Parti iktidar oldu ama muktedir hala biziz. Bizim kabul etmediğimiz hiçbir değişiklik hayat bulamaz’ şeklinde ise bu bir fecaattir.

“Siz kimsiniz?” dediğiniz kesim veya iktidar, millet iradesi ile hükumet etme yetkisiyle görevlendirilmiş ve bu ülkeye cumhuriyet tarihimizin hizmet rekorunu kırmış meşru hükümettir. “Ortalığı yakarız yine de size devleti yönetme izni vermeyiz” dediğiniz zaman –o dönem bolca desteklediğiniz- gezicilerden farkınız olmaz. 6-8 Ekim’de milleti sokağa döken ve 50’nin üzerinde canın yitip gitmesine sebep olan bugünkü partneriniz olan partiyle aynı söylemi geliştirmiş olursunuz. Onlar da ortalığı yakıp yıktılar ama bir şey elde edemediler.

“Sizin yedi sülalenizi kovalarız” dediğiniz zaman, bu asil milleti Yunan işgalcileriyle eş tutmuş olursunuz. 15 Temmuz’daki hain işgal girişiminde tanka, topa, f-16’lara kafa tutan bu milleti ‘Denize dökeriz’ derseniz, 16 Nisan’da bunun cevabını sandıkta alırsınız.

CHP’nin kıdemli siyasetçisi Antalya Milletvekili Deniz Baykal da yaptığı konuşmada “Halk oylamasında hayır çıkarsa İzmir’de düşmanı denize dökmüş gibi sevineceğiz” deyip evet diyenleri Yunan işgalcileriyle eş tutup aşağılıyor. Anayasa değişiklik paketi TBMM’den geçtiği zaman “CHP Anayasa Mahkemesi’ne gitmeyecek çünkü millete güveniyoruz” demiştiniz hatırlatayım. Ne oldu şimdi milleti denize dökmeye başladınız?

Gelelim CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, 15 Temmuz’un “Kontrollü darbe” olduğunu iddia ederek 249 şehit ve binlerce gazinin aziz hatırasını incitmiştir. ‘Hayır’ cephesi bunları yaparken ‘Evet’ cephesindeki Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan gidip ‘hayır’ çadırını ziyaret ederek vatandaşlarla referandumu tartışma nezaketini gösteriyor. Şimdi anladınız mı bu millet neden Erdoğan diyor! Şunu da not düşelim; camilerde ‘evet’ yazanların tutumu da doğru değildir, camiye siyaseti bulaştırmayınız.

 

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir