3 Şubat’ta 1 Mayıs hayali kuruyorlar!

Tunus’ta birkaç hafta önce bir seyyar satıcının tezgâhının elinden alınması nedeniyle protesto etmek için kendini yakmasıyla başlayan olaylar, 14 Ocak’ta Başkan Zeynelabidin Bin Ali’nin devrilmesiyle devam etti.

Arap ülkelerine yayılan olayların bu kıvılcımı bazı ülkeler için “ilham kaynağı” oldu. Mısır, Libya ve Tunus’taki gerilimler yavaş yavaş etrafa yayılıyor. Son günlerde Tunus’taki devrimin ardından Arap dünyasında gerilim yükseldi. Mısır’da da tansiyon bir hayli yüksek, tehlike çanları çalıyor. Bu tansiyonun arkasında her birinin ayrı bir gerekçesi var. Mısır’ın gerekçesi de “yoksulluğa ve Hüsnü Mübarek rejimine karşı” ayaklanma olarak karşımıza çıkıyor.

Ortadoğu’yu kasıp kavuran bu olayların başladığı günlerde -bir toplantı vesilesiyle- yaptığım konuşmada “Bu yaşananlar yarın birgün, bizdeki muhalifler tarafından örnek alınıp, hükümete gözdağı verilmeye çalışılabilir. Ortadoğu’yu işaret edenler çıkabilir!”demiştim. Maalesef bu konuşmamın üzerinden çok fazla zaman geçmeden -korktuğum başıma geldi- hem siyasiler hem de bazı yazarlar bunu ‘başka türlü’ de olsa dillendirdiler.

Siyaset kanadında CHP, halkı sokağa çağırırken, yazarlar arasında da Can Ataklı 3 Şubat’ta DİSK’in yapacağı mitingi adres gösterdi. Ataklı, 31 Ocak 2011 günü kaleme aldığı “Çevremizdeki halk hareketleri bizi ne kadar etkileyecek?” başlıklı yazısına “Herkese ders olsun” ara başlığıyla devam ediyordu. O ‘dersin’ içeriğini de şu cümlelerle dolduruyordu:

“(...) İktidarın seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte baskı ve korkuyu artırması, yaşam biçimlerine müdahale etmesi ve ‘torba yasa’ adı altında bunları yasal hale getirmeye çalışması biriken enerjiyi aktif hale getirebilir. Özellikle örgütlü çalışanlar, siftah bile yapamayan esnaf, ürünü para etmeyen çiftçiler patlamaya hazır bomba gibiler. İktidar herhalde bunu fark etmektedir.”

Yazının devamında ise 1 Mayıs’tan bugüne işçi sendikalarının sokak hareketlerindeki seyrekliğini hatırlatan Can Ataklı, 3 Şubat’ı işaret ederek şunu yazdı: “1 Mayıs’tan sonra ilk kez işçi sendikaları 3 Şubat’ta tekrar sokaklarda olacak. Meclis’te görüşülen torba yasayı protesto eden DİSK, 3 Şubat günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çevresinde bir insan zinciri oluşturmayı planlıyor. DİSK’in bu eylemi başarıyla yapabileceği şüpheli, çünkü iktidarın bu aşamada böylesi bir kitle gösterisine tahammülü yok.”

Bu satırlarda dikkat çeken cümlelerden birisi “biriken enerjinin aktif hale getirilebileceği”dir. Buradan çıkan sonuç ‘büyük bir gösteri düzenleyerek, hükümete gözdağı vermek’tir. Dikkat çeken bir diğer cümle de “Örgütlü çalışanlar, esnaf ve çiftçiler patlamaya hazır bomba gibiler”  ifadesidir. Türk Hükümeti’nin Mısır ve Tunus konusunda ‘sessiz’ kaldıklarını düşünen muhalefet ve ‘candaşlar’ şimdi bunu ‘fırsata çevirme’ çabasındalar.

Yapılan çağrılarda hükümetin Mısır ve Tunus konusundaki tavrını da eleştiren muhaliflere cevap ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ndan geldi. Davutoğlu: “Daha dün Lübnan’da hükümet krizinde ‘neden başka ülkelerin içişlerine karışıyorsunuz’ diyenler şimdi de ‘Mısır ve Tunus’a neden karışmıyorsunuz’ diyorlar. Mısır ve Tunus’a sessiz kaldığımız görüntüsü veriliyor; bu yanlış.” Davutoğlu’nun bu açıklaması AK Parti açısından “geçerli” olsa da muhalefet açısından yine ‘geçersiz’ sayılıyor. Çünkü oradaki planlar çok daha farklıdır.

İşte böyle bir durumda muhalefet ve muhalefetin politikalarını destekleyen veya benimseyen yazarlar da bundan sonra sık sık Ortadoğu’ya atıfta bulunacaktır. Vatandaşları ‘sokağa dökmek’ için belki de tek ‘örnek’ orası gösterilecektir. Bunu yaparken de hükümeti hataya zorlayacaklar tabii ki! 1 Mayıs özleminde olan yazarların veya muhaliflerin bundan sonraki örneği; Tunus Devlet Başkanı Z.Bin Ali’nin kaçış tarihi olan 14 Ocak 2011 olacaktır.

Unutulanlar: 1 Mayıs’tan sonra gerçekleştirmeyi ‘sabırsızlıkla’ bekledikleri eylemleri Tekel işçileri üzerinden, İstanbul ve Mülkiye’deki öğrenci olaylarıyla da başaramayanlar, Türkiye’deki rejimin Cumhuriyet olduğunu unutarak 3 Şubat hayali kuruyorlar!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir