28 Şubat mağduriyeti de kurtar(a)maz!

Bir lider ve bir parti kendisini bitirmek için ne yapmalı? Herhalde Necmettin Erbakan’ın “elini öpüp, onun gösterdiği yolda ilerlemelidir.”

Geçtiğimiz günlerde “Saadet’teki saadetsizler” başlıklı bir yazı kaleme alarak, ‘kula kulluk nasıl olur’, biraz da ona işaret etmiştim. Anlaşılan o ki, Saadet Partisi’nde sular durulmayacak. Her geçen gün ‘Sav-Kazan’cılar ‘suyu’ bulandırmaya devam edecekler. Dünkü okuduğum haberler karşısında –son zamanlarda popüler olan ‘adam gibi adam’ diyebileceğimiz- Numan Kurtulmuş’un harcanmak istemesinin hukuki boyutlarını gördüm.

Önce dünkü habere bakalım, ardından da analiz edelim. Haber şöyle: “Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, Saadet Partisi’nin 11 Temmuz 2010 tarihinde yapılan 4. Olağan Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada parti yönetiminin kayyuma devredilmesine karar verdi. Mahkemenin kongreye gitme yetkisini verdiği üç kişilik kayyum heyetinde yer alan Necmettin Erbakan’ın avukatı Mustafa Kamalak, 1 ay içinde kongreye gidebileceklerini duyurdu.” Mahkeme olağanüstü kongre kararı veriyor. Davanın avukatını da kayyum atıyor!

Birinci olarak şunu belirtelim ki, mahkemeye gidip bu konuda ‘yetki’ alan kayyumların (görevlendirilen kimse) niyetleri zaten kongreye gitmekti. Kayyumların niyetlerinin böyle olduğunu sağır sultan bile duymuştu. Şevket Kazan ile CHP’nin ‘kumandası’ Önder Sav’ın iş birliği ile yapılan bu planın hayır getirmeyeceğini ‘kayyumlar’ da biliyor aslında. Kelin ilacı olsa kendi başına sürer misali, Önder Sav’ın da bir çözümü olsa bunu kendi partisi için kullanırdı. ‘Kumanda’nın pilleri zayıfladığı zaman sinyal almamaya başlar. Dolayısıyla Sav’ın ‘pilleri’ de zayıflamaya başladı, artık sinyal de şarj da almıyor.

Şarj almayan ‘pilleri’ başka ‘kumandalarda’ denemeye çalışıyorlar. Ancak orada da çalışmayacağını ve istedikleri ‘kanalı’ açamayacaklarını bilmiyorlar! İkinci olarak, Erbakan ve yandaşları, Numan Kurtulmuş’u saf dışı bırakarak, parti yönetimini tekrar ellerine geçirip; kendilerini ‘tarihe gömmek’ istiyorlar. Bu kararla bunu ‘başarma’ yolundalar. Şimdi anladığım kadarıyla kongre kararını partinin genel başkanı değil de ‘kayyumlar’ verecek! Böylelikle muratlarına ermiş olacaklar. Kutlamaya Önder Sav’ı da çağırırlar herhalde!

Üçüncü olarak, geçtiğimiz kongrede rezilliklerini ortaya koyarak Numan Kurtulmuş’un ‘listesini’ bloke etmek için ellerinden geleni yapanlar, şimdi tutup Kurtulmuş’un aday olmaması için yine rezillik yapacaklar; hatta bunu da başaramazlarsa, Kurtulmuş’un yeterli oyu almaması için mücadele edecekler. Böylelikle Kurtulmuş’tan ‘kurtulmuş’ olacaklar!

CHP’nin geçmişte aldığı kararların taklidini yaparak kendileri için ‘kurtuluş reçetesi’ arayanlar ne yazık ki düştükleri durumu görmüyorlar! CHP’de kaynayan kazana şimdi asıl ‘Kazan’ eklendi. Nusret Çiçek’in 20 Eylül’de kaleme aldığı “Zamanında hata yapanlar, şimdi de başkalarını hata yapmakla suçluyor” başlıklı yazıya bakarak, Kazan’ın içindeki kaynayan “suları” görmek mümkündür.

Kazan kaynamaya başlamıştı, şimdi buharlaşma zamanı. Buharlaşmamak için gösterilen çabaların sonuç verip vermeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Şimdi bu durumun sonucuna bakacak olursak: 1- Eğer bir ay içerisinde kongre kararı alınır ve Numan Kurtulmuş aday olmazsa veya Kurtulmuş’un aday olmaması için televizyon stüdyolarında yatıp kalkarak ‘karalama kampanyası’ düzenlenirse Saadet Partisi kendisini ‘bitirmiş’ olacak!

2- İlişiği kesilen Numan Kurtulmuş, yeni bir parti kurma çabasında olmayacaktır. Çünkü “Milli Görüş” çizgisinde olan iki parti kendisine yaşam alanı bulamaz, çok zayıf kalır. 3- Numan Kurtulmuş’un Saadet Partisi’nden ilişiği kesilirse, Kurtulmuş ve arkadaşlarına AK Parti kucak açacaktır. 4- AK Parti’nin, Numan Kurtulmuş gibi bir lideri ve arkadaşlarını kadrolarına dâhil etmesiyle şu anki Saadet Partisi’nin yüzde 5-6’lık oy potansiyelinden de hanelerine yazdırmış olacaktır. 5- AK Parti olduğu müddetçe de Erbakanlar yönetimindeki herhangi bir partinin uzun soluklu olması şu durumda çok zor görünüyor!

Unutulanlar: 28 Şubat Post modern darbenin mağduriyeti ve Numan Kurtulmuş gibi yeni bir liderin katılımıyla yükselişe geçen Saadet Partisi, şimdi “kendi 28 Şubat’ını” oluşturduğunun farkında değil. Eğer bunlar gerçekleştirilerek Numan Kurtulmuş ve ekibi küstürülürse; unutmayın ki artık ‘sizi’ 28 Şubat mağduriyeti de kurtar(a)maz!

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir