15 Temmuz yiğitlerin destanıdır

Uluslararası güçlerin desteğiyle FETÖ merkezli işgal girişiminin birinci yıl dönümünde Türk milleti nöbet başına geçip tüm dünyaya bir kez daha ‘Bu millete darbe vurulmaz’ mesajı verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde başlatılan 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri milyonların göğsünü bir kez daha kabarttı.

15 Temmuz 2016’da 249 kişinin şehit olduğu ve 2 bin 193 kişinin de gazilik unvanını taşıdı o karanlık geceyi; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği, hükümetin dik duruşu, güvenlik güçlerinin cesareti, medyanın tutumu, MHP başta olmak üzere birçok siyasi partinin desteği ile bu necip milletin duası ve direnişi aydınlığa çıkarttı.

Bir yıl sonra tüm yurtta başlatılan etkinlikler ve 15 Temmuz 2017’deki final programlarıyla, Al Bayrağın gölgesinde, selaların eşliğinde, tekbir, marş ve Kur’an tilavetleriyle bir kez daha şehitlerimiz ve gazilerimiz anıldı, kahramanlık mücadelesi unutturulmadı. Böyle bir günde bile yurt dışına kaçan köstebekler, sosyal medya kahramanlığına soyunup, klavyenin özgürlüğünden yararlanıp, milletin şanlı zaferini küçümsedi, bu destanı anlayamadı.

Oysa15 Temmuz; o gece eve erzak almak için market açtırıp kuyruğa girenlerin değil, vatan, bayrak için sokağa çıkanların destanıdır. 15 Temmuz; ATM kuyruklarında geceleyenlerin değil, tankların karşısında siper olanların destanıdır. 15 Temmuz; minarelerden yükselen selalardan rahatsız olanların değil, minarelere koşup sela verenlerin destanıdır.

15 Temmuz; ekran başında olayları izleyip ‘tiyatro’ diyenlerin değil, meydanlarda Semih Terzileri alnından vuran Ömer Halisdemirlerin destanıdır. 15 Temmuz; milletin arasından kaçanların değil, milletin arasına koşanların destanıdır. 15 Temmuz; düz yolda yürüyenlerin değil, tanklara karşı gözünü kırpmadan duranların destanıdır. 15 Temmuz; klavye kahramanlığı yapıp darbe püskürtülünce sokağa çıkanların değil, darbeyi püskürtüp klavyelere konu olanların destanıdır.

15 Temmuz; tankları alkışlayanların değil, kamyon direksiyonuna geçip, tankın karşısına dikilen Anadolu kadınının destanıdır. 15 Temmuz; sözde sanatçı olup milleti küçümseyenlerin değil, özde sanatçı olup milletin kahramanlığını besteleyenlerin destanıdır. 15 Temmuz; şehit ve gazi ayrımı yapanların değil, vatan uğruna şehadete koşanların, gazi olup bu onuru yaşayanların destanıdır. 15 Temmuz; aklını kiraya verip milletine kurşun sıkanların değil, aklıyla darbeyi durduracak kararları alanların destanıdır. 15 Temmuz; korkakların değil, yiğitlerin destanıdır. 15 Temmuz; asil Türk milletinin kahramanlık destanıdır.

Adana’dan Ankara’ya 12 günde yürüdü

Adanalı Hasan Dağlı amca ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde karşılaştık. 63 yaşında olmasına rağmen çok hareketli bir yaşamı var. Demokrasi nöbetlerinde haberlere konu oldu. En ilginci ise 15 Temmuz’dan sonra Adana’dan Ankara’ya tek başına 12 günde (en kısa mesafe ile) 488 km yol katetti. ‘Amacın neydi?’ diye sorduğumda şunları söyledi: “Geçmişteki darbeleri de gördük, o nedenle askerin böyle bir darbe yapma hakkı olamadığını düşündüm. Onlar kınalı kuzularımızın postuna bürünmüş kurtlardı. Cumhurbaşkanımız bunların karşısında dik durdu. 15 Temmuz darbesinde Reisi indirmek istediler. Vatanımız, milletimiz, bayrağımız, ezanımız, namusumuz için, mal mülk demeden meydanlara koştuk; çocuklarımızla, kadınlarımızla bu hainlerin karşısına dikildik. Bu zalimlere kimse acımasın. Gelecek nesillere örnek olmak için öncü olduk. Tek başıma gündüzleri yürüdüm. Akşam namazlarında mola verdim. Darbelere, işgalcilere, devleti yıkmak isteyen zalimlere karşı yürüdüm. Kılıçdaroğlu benimle yarışamaz.”

 

Blog İçerik Telif Hakları Adem Yavuz IRGATOĞLU'a Aittir